Lernen Sie, wie man çözüm in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Sonunda harika bir çözüm buldum.
Translate from Türkisch to Englisch
IPad Flash içeriği ile web sayfalarını uygun şekilde görüntüleyebilseydi, benim için mükemmel bir çözüm olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çözüm yoksa, öyleyse hiçbir sorun yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary kendi sorunlarına olası bir çözüm ile geldiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yeni bir çözüm ileri sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhangi iyi bir çözüm buldun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç çözüm yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Birbirimizi suçlamak faydasız, çözüm bulmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hiç çözüm önerdi mi.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi bir çözüm düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi bir çözüm düşümdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu probleme bir çözüm düşünemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir çözüm buldun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Soruna basit bir çözüm muhtemelen mevcut.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse bir çözüm öneremedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Soruna çözüm buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda kendi sorununa bir çözüm buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorun için bir çözüm bulacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir çözüm yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Çözüm yoksa sorun da yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, soruna bir çözüm olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çözüm buldum. Fakat o kadar hızlı buldum ki doğru çözüm olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çözüm bulabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorun için bir çözüm arıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Birinin bu soruna bir çözüm bilip bilmediğini çevredekilere soracağım ve anlayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tek bir çözüm var.
Translate from Türkisch to Englisch
Galiba bir çözüm bulabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısa süre içinde bir çözüm bulmamız gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu soruna bir çözüm olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu en iyi çözüm olmayabilir ama işe yarayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Albert Einstein vaktiyle 'Esperanto evrensel bir dil fikri için en iyi çözüm' demişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hata bulma, bir çözüm bul.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çözüm arıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece çözüm bulmaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çözüm ümidi şu an için hemen hemen yok gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
En iyi çözüm yolu sadece, deneme-yanılma yöntemi ile bulunabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bölgede olanlara sadece bugünden bakarak bir çözüm ortaya koyamayız.
Translate from Türkisch to Englisch
BM Irak'ta çözüm üretemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah aşkına, BM nerede çözüm üretti ki?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu en iyi çözüm değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tek çözüm kaçmak.
Translate from Türkisch to Englisch
Çözüm yolunda ikinci sorun da budur.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar çözüm istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavga etmek çözüm değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çözüm buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Başka bir çözüm önerebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çözüm buldun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çözüm bulmamıza yardım etmeyi kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunun iyi bir çözüm olduğunu düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Çözüm nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom soruna bir çözüm bulabileceğinden emin.
Daha iyi bir çözüm olursa en kısa sürede onu sana bildiririm.
Bir çözüm için akıntıya kürek çekmeniz umurumda değil ama keşke bir karar verseniz.
Bir çözüm bulunmalı.
Bir çözüm bulundu mu?
Çözüm budur.
Sanırım çözüm odur.
Bir çözüm bulmamız gerekiyor.
Gerçekten bir çözüm var mı?
Tom olası bir çözüm ortaya attı.
Ne çözüm bulabileceğime bir bakalım.
Gerçekten tatmin edici bir çözüm bulmak imkansızdı.
Daha iyi bir çözüm bulmaya karar verdim.
Başka bir çözüm önerebilir misin?
Çözüm olmadığına emin misin?
Tek çözüm şu anlık bu.
En iyi çözüm şimdilik bu.
Belki Tom bir çözüm önerebilir.
O yalnızca geçici bir çözüm.
Her iki taraf da çözüm yolunda bir adım attı.
Çözüm oldukça kolaydı.
Yine de çözüm tatmin edici değil.
Hem kanıt hem de çözüm önemsiz.
İyi bir çözüm üretti.
En iyi çözüm hangisi?
Nasıl bilmiyorum ama, sen bir çözüm bulmak zorundasın.
Tom nihayet sorun için bir çözüm buldu.
Başka bir çözüm bulalım.
Ben başka bir çözüm düşüneceğim.
Biz hatanın farkındayız ve bir çözüm üzerinde çalışıyoruz.
Bir çözüm buldum!
Bu yenilikçi bir çözüm.
Sizden biri başka bir çözüm önerebilir mi?
Bir çözüm bulacağımıza eminim.
Gurur yapmak bir çözüm değil.
Zarif bir çözüm var.
Mucize çözüm yoktur.
Biz bir çözüm istiyoruz.
Çözüm yoktu.
Herkes için kabul edilebilir bir çözüm bulalım.
Sorunu görüşelim ve bir çözüm bulabilecek miyiz görelim.
Çoğu zaman en iyi çözüm, sistematik olarak sorunun üzerine gitmektir!
Bir çözüm buldum.
Çözüm bu, değil mi?
Biz bir çözüm bulmak için umutsuzuz.
Herhangi bir çözüm var mı?
Sanırım senin sorununa bir çözüm buldum.
Yakında soruna bir çözüm bulmayı umut ediyoruz.
Kolay bir çözüm var.
Sanırım sonunda bu sorun için bir çözüm bulacağız.