Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çıkmaz"

Lernen Sie, wie man çıkmaz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 74 handverlesene Beispiele.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yol bir çıkmaz sokağa geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun planlarından bir şey çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ilk kez sahneye çıkar çıkmaz gençler arasında popüler oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Can çıkar, huy çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir çıkmaz sokak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çıkmaz bir sokak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu leke çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom asla daha yaşlı kadınlarla çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Karanlıktan sonra o asla dışarı çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, evin dışına fazla çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, odadan çıkar çıkmaz, hepsi kahkahalarla gülmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu mürekkep lekesi yıkayarak çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

O çıkar çıkmaz, banka kapandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dışarı çıkar çıkmaz, yağmur yağmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Odadan çıkar çıkmaz ağlamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her sabah duştan çıkar çıkmaz tıraş olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom genellikle yaklaşık altı buçukta uyanır ama genellikle yediye kadar yataktan çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

İstasyondan çıkar çıkmaz sola dön.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom neredeyse gece geç saatlerde hiç dışarıya çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geceleri asla dışarı çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom asla tek başına kanosuyla dışarı çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dükkandan çıkar çıkmaz öğretmenimle karşılaştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok açık havaya çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom neredeyse hiç odasından çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu asansör altıncı kattan yukarı çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kapıdan çıkar çıkmaz, Mary ağlamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu yıkasanız bile rengi çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok şehir dışına çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok sık tatile çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yol bir çıkmaz sokak.
Translate from Türkisch to Englisch

Üç doktor odadan çıkar çıkmaz Peri, Pinokyo'nun yatağına doğru gitti ve alnına dokununca onun ateşler içinde yandığını gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz çıkmaz bir sokaktayız.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer benim tavsiyemi dinleseydin böyle bir çıkmaz içinde olmazdın.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tatile çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Umarım Tom asla hapisten çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O hatalıydı, bu yol kaleye çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Can çıkar huy çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Umarım Tom çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami hava karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarıya çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom telefonunu almadan asla evden çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami asla evinden dışarı çıkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıkmaz ayın son çarşambası.

Bu leke kolay çıkmaz.

Can çıkmayınca huy çıkmaz.

Kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmaz.

Sana buradan ekmek çıkmaz.

Sami yanına Kuran almadan asla yolculuğa çıkmaz.

Mart çıkmadıkça dert çıkmaz.

Tom genelde odasından çıkmaz.

Buradan ekmek çıkmaz sana.

Ali okuldan çıkar çıkmaz soluğu internet kafede aldı.

Arkadaşım evden sigarasız çıkmaz.

Kendinden büyük kadınlarla asla çıkmaz.

Herkese cadde olduğun için bana çıkmaz sokaksın.

Çıkmaz sokakta geri adım atmak ilerlemek sayılır.

O şehirden adam çıkmaz.

Adam memleketten çıkmaz, anasının amından çıkar.

Bu leke kolay kolay çıkmaz.

Ali'ye buradan ekmek çıkmaz.

Sen bir çıkmaz sokaksın, ben de üzerinde bile bile ilerleyenim.

Dönmeliyiz, çıkmaz sokaktayız.

Tom asla yürüyüşe çıkmaz.

Çıkmaz bir sokaktayım.

Bir iyimser her zaman bir yol bulur. Bir kötümser ise her zaman bir çıkmaz sokak.

Tom hava sıcak olduğunda dışarı çıkmaz.

Burası bir çıkmaz sokak.

Tom asla dışarı çıkmaz.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch