Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çıplak"

Lernen Sie, wie man çıplak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bahçe çıplak ve kahverengi.
Translate from Türkisch to Englisch

Atomlar çıplak gözle görülemez.
Translate from Türkisch to Englisch

El sanatının giysisi olmalı, ama gerçek çıplak gitmeyi seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı yıldızlar çıplak gözle güçlükle görülebilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un annesi Tom'u holde çıplak gezdiği için kovaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi çıplak görünce kızardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom pijama giymez. O çıplak uyur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı anne-babalar, çocuklarının ders kitaplarındaki çıplak resimler hakkında şikâyette bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Takuya alakarga gibi çıplak yüzdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak oğlanlar nehirde yüzüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çıplak elleriyle onu boğdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak yüzmeye gider miydin?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir adam çıplak elleri ile kazı yaparken görüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Şelalenin altında çıplak duran bir adam gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi evinde çıplak olmanın ne sakıncası var?
Translate from Türkisch to Englisch

Sıcak kumda çıplak güreşiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Adam çıplak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çıplak uyandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadın çıplak.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıcak kumda çıplak dinleniyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak uyurum.
Translate from Türkisch to Englisch

Aşk her zaman çıplak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u çıplak gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary, Tom'u çıplak görünce gülmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çıplak değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çıplak.
Translate from Türkisch to Englisch

Kral çıplak!
Translate from Türkisch to Englisch

Çimlerin üzerinde çıplak ayakla dolaşmayı severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çıplak uyumayı sever ama ben pijama giymeyi tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak yoga gittikçe daha popüler hale geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni çıplak görmeni istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıldızları çıplak gözle, hatta daha da iyisi teleskopla görebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak gözle görülebildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, denize çıplak daldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak ayakla sıcak kumda yürüyemeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapat gözlerini! Tom çıplak dolaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin kendi evin olsa bile, lütfen etrafta çıplak dolaşmayı bırak.
Translate from Türkisch to Englisch

O yıldız çıplak gözle görülebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni çıplak görünce gülmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yazın çıplak olarak uyur.
Translate from Türkisch to Englisch

Denize çıplak olarak daldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu çıplak gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak ayakla yürümeyi sever misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak gözle hâlâ imkansız. Ona dürbünle bakabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzünü gizlemek istiyorsan, çıplak yürü.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha önce onu çıplak gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu daha önce çıplak gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un üstü çıplak.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak gözle her zaman görülemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak gözle güneşe doğrudan doğruya bakmamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak gözle ya da dürbün ya da teleskop gibi herhangi bir aletle doğrudan doğruya güneşe bakmamalısın.

Onu çıplak görmek istemiyorum.

Onları çıplak gördüm.

Seni çıplak görmek istemiyorum.

Onları çıplak görmek istemiyorum.

Bu sıcakta çıplak kafayla dışarı çıkma.

Bu çıplak poster, görsel olarak gençlerin ilgisini çekiyor.

Dünyadan çıplak gözle kaç tane yıldız görülür?

Çıplak ellerle tencereye dokunma.

Bu, çıplak göz için gerçekten görülebilir değil.

Bütün hayvanların çıplak gitmeleri gerekir.

Çıplak ayakla dolaşmayı severim.

Çıplak ayakla ateşin üzerinde yürüdü.

O, çıplak ve şaşkın uyandı.

Onun okula çıplak gelmek hakkında bir hayali vardı.

Tom sarhoş ve çıplak şekilde sokaklarda koşuyordu.

Yanlışlıkla onu çıplak gördüm.

Tom'u çıplak görmek istemiyorum.

İnsanların hepsi küçük bir çocuk "İmparator çıplak!" deyinceye kadar aptal görünmemek için ona gerçeği söylemeden imparatorun giysilerini övdü.

Bu yıldızı çıplak gözle görebilmek mümkün değil.

Bu yıldız çıplak gözle görülemez.

Çıplak ayak yürüdü.

Çocuklar çıplak yüzüyorlardı.

Yeri ovalamak için çıplak ellerini kullanma.

Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Tom'un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.

Tom Mary'yi hiç çıplak görmedi.

Çıplak gerçekleri söylemek zordur.

Çocuklar çıplak ayaklıydılar.

Çıplak bir kadına asla güvenme.

Bakteriler çıplak gözle görülmezler.

Yazın gölette çıplak yüzmeyi severim.

Atomlar çıplak gözle görülemezler.

Tom çıplak uyur.

Bakın, çocuklar suyun içinde çıplak ayakla yürüyor.

Tom çıplak elleriyle bir balık yakaladı.

Yürüyüşe çıplak çıkma!

Tom belden yukarısı çıplak.

Onlar parkta çıplak koştu.

O yarı çıplak dışarıya koştu.

O dışarıya çıplak koştu.

Mary çıplak elleriyle tavşanı öldürdü.

Minik parçacıkları çıplak gözle görmek zordur.

O, duştan çıplak çıktı.

Çocuklar çıplak yüzüyordu.

Ben onu kazara çıplak gördüm.

Kadınlar neredeyse yarı çıplak geçit töreni yaptı.

Evde çıplak ayakla gitmeyi tercih ederim.

Yıldız o kadar parlak ki o, çıplak gözle görülebilir.

Çıplak yüzmeye gidelim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch