Lernen Sie, wie man çağırmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 11 handverlesene Beispiele.
Toplantıya çağırmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O hareket edemiyordu ve yardım çağırmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ambulans çağırmak için telefonunu kullanmalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Asansörü çağırmak için tuşa bas.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis çağırmak zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
O yardım çağırmak için komşunun evine koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabah hava o kadar kötüydü ki taksi çağırmak zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar alevleri söndürmek için itfaiye çağırmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer o böyle içmeye devam ederse eve bir taksi çağırmak zorunda kalacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom polis çağırmak zorunda olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Taksi çağırmak gerekecek.
Translate from Türkisch to Englisch