Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çabucak"

Lernen Sie, wie man çabucak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Posterler çabucak duvarlardan söküldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayrıca,bebeğim sekiz aylık,sağlıklı ve çabucak büyüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak aşağıya gelip gelemiyeceğini içhaberleşmede ona sorduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Birlikte çalışarak bütün evi çabucak temizlediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Haydi bu resmi çabucak tamamlayalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Teklifimi çabucak kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Zaman çabucak geçiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuk çabucak öğreniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak bu resmi tamamlayalım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bloktaki yeni bir çocukla çabucak arkadaş oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona yardım etmelisin, ve çabucak!
Translate from Türkisch to Englisch

Klas ve farklı olmak için Hawaii tişörtümü ve yeşil şortumu giymeyi tercih ettim, ama çabucak beyaz gömlek ve siyah pantolona alıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim çocuklarım ayakkabılarını çabucak eskitiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabileden yaklaşık altmış adam atlarına binerek çabucak vardılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz çabucak toplantıyı bitirdik.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işleri çabucak yaptırmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işi çabucak tamamlayabilmeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çabucak ağaca tırmandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çabucak kovuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O ayakkabılarımı çabucak fırçaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak ona yazmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak cevap vermek zorunda değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona çabucak alışacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak karar vermezsen, fırsat kaybedilecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Üyelerin sayısı çabucak artıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak eve git.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak hazırlanın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çabucak yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary çabucak hastaneye gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un çok zamanı yoktu bu yüzden o sadece rapora çabucak göz attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben çabucak öğle yemeği yedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu çabucak yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Moda çabucak değişir.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak bitirelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak hazırlanmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğle yemeğimi çabucak bitirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

O çabucak giyindi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çabucak odadan çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalan işi çabucak bitirelim ve birkaç içki için dışarı gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım bir yerli konuşur ile daha sık konuşsam, İngilizce yeteneklerim çabucak gelişir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalan işi çabucak bitirelim ve dışarı biraz içmeye gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak anlıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabucak bir şeyler yiyelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hisse senedi değerleri çabucak düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çabucak giyindi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çabucak iyileşiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çabucak mektubu açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sessizce ve çabucak hareket edebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bluzu çabucak yıkadı.

Onlar oraya çabucak varamadılar.

Umarız çabucak iyileşirsiniz.

Ağabeyim ödevini çabucak bitirdi.

Kalabalıkta çabucak kayboldu.

Mektubuma çabucak bir cevap yazdı.

Parayı çabucak gözden uzak bir yere koydu.

Ona raporu çabucak bitirmesini söyledim.

Başkente doğru çabucak ilerlediler.

Bir kibrit çaktı fakat onu çabucak söndürdü.

Yeni okuluma çabucak uyum sağladım.

İnsanları çabucak değerlendirmede iyi değilim.

Onu çabucak yapın.

Çabucak buraya gel.

Niyetli olmayanlar uyum sağlamazken, kalmaya niyetli olanlar adanın konuşma yapılarına çabucak uyum sağladılar.

Çabucak giyin.

İşinizi çabucak yapın.

O çabucak sıkıldı.

Öğle yemeğini çabucak bitirip alışverişe gitti.

Öğle yemeğini çabucak bitirdi ve alışverişe gitti.

Yıllar çabucak geçiyor.

Nasıl çabucak zayıflayabilirim.

Soğuk algınlığımı çabucak atlattım.

Oyalanma ve yemeğini çabucak bitir.

Tom çabucak ayağa kalktı.

Tom çabucak terk etti.

Tom çabucak adapte olacak.

Başarısızlığa uğramış devrimler çabucak unutulur.

O çabucak döndü.

Ben vardığımda çabucak evden kaçtılar.

Çabucak bir şey yap.

Bunu çabucak yapmak zorunda olacağız.

Bunu çabucak yapmalıyız.

Tom öyle düşüncesizce yorum yaptı ki başlangıçta önemsiz gibi görünüyordu fakat sonra onun yüzündeki ve beden dilindeki gerilimi gördüm ve bunun onun için gerçekten dünya kadar önemli olduğu çabucak ortaya çıktı.

Onlar çabucak en iyi arkadaşlar oldular.

Tom mektubu çabucak açtı.

Tom çabucak yangını söndürdü.

Tom çabucak diğer çocuklardan farklı olduğunu fark etti.

Tom tünelden çabucak geçti.

Tom arabasına bindi ve çabucak uzaklaştı.

Hava sıcak olduğunda süt çabucak kesilir.

Çabucak bir şey yapmamız gerekir.

Yüzmeyi çabucak öğrendim.

Gürültü, çabucak kontrol altına alınmıştı.

Yangın, çabucak kontrol altına alınmıştı.

Onlar çabucak yakın arkadaş oldular.

Tom çabucak el yazmasına göz attı.

Tom çabucak ellerini yıkadı.

Senin yerinde olsaydım, çabucak bir karar alırdım.

Tom çabucak silahını yeniden yükledi ve ateş etti.

Tom kendine çabucak bir sandviç yaptı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch