Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çalan"

Lernen Sie, wie man çalan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O, çalan insan türü değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sağlam delili yoktu, fakat o, annesinin elmas yüzüğünü çalan kişinin Mary olduğunu düşünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un motosikletimi çalan kişi olduğu hakkında aklımda hiç şüphe yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Gitar çalan çocuk Ken'dir.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalan kız Akiko'dur.
Translate from Türkisch to Englisch

Keman çalan adam kim?
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalan adam kim?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom genelde klasik rock çalan bir radyo istasyonunu dinler.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalan bir zil sesi duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalan bir kişi cezayı hak eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalan kız kız kardeşimdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Meşgul kadın çalan telefonu görmezden geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalan kız kardeşimdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Parayı çalan kişinin Tom olduğundan kuşkulanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Otelin lobisinde çalan beş kişilik bir bando vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka planda çalan hoş bir gitar sesi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Diğer gün gerçekten iyi çalan bir kemancı dinledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Gitar çalan çocuğun adını biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom muhtemelen Mary'nin kolyesini çalan kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bisikletimi çalan kişi olduğundan emin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyanoyu çalan Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bisikletini çalan kişinin ben olduğumu öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Haklıydın gibi görünüyor. Mary'nin kemanını çalan adam Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıyı çalan kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch

Odada bir piyano duruyordu, ama onu çalan kimse yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cüzdanını çalan kişinin Mary olduğundan hiç şüphelenmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatini çalan çocugu yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ruj çalan kadınlar tarafından öpülmeyi sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Saksafonunu çalan kişinin Tom olduğunu nasıl bildin?
Translate from Türkisch to Englisch

Otomatik pikapta çalan bir ülke şarkısı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tabloyu çalan kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tabloyu çalan benim.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalan kız benim kızım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıyı çalan kişi bendim.
Translate from Türkisch to Englisch

Koyunlarımızı çalan kişi Tom.
Translate from Türkisch to Englisch

Belki Mary'nin kolyesini çalan kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin bisikletini çalan kişinin Tom olduğuna inanamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bisikletini çalan kişinin sen olduğunu hem sen hem de ben biliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Zili çalan kişi sen miydin?
Translate from Türkisch to Englisch

Belki de Tom senin bisikletini çalan kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım cüzdanımı çalan kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch

Gitar çalan çocuk Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalan adam Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin cüzdanını çalan kişinin o olduğunu Tom'a nasıl kabul ettirdin?
Translate from Türkisch to Englisch

Arabamı çalan kişinin Tom olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatimi çalan kişinin Tom olduğundan eminim.
Translate from Türkisch to Englisch

Gitar çalan çocuk benim erkek kardeşim.

Gitar çalan benim erkek kardeşim.

Piyanoyu çalan kişi Tom.

Meşgul kadın çalan telefonu açmadı.

Fotoğrafları çalan oydu.

Odaya girdiğimde radyoda çalan Mozart'ı duyabiliyordum.

Gitar çalan oğlan benim küçük erkek kardeşim.

Ben eski şarkılar çalan bir grupta gitar çalıyorum.

Geçen pazar kilisede organ çalan Tom muydu?

Piyano çalan kızın adı Akiko'dur.

Uzakta çalan bir rege müzik duydum.

Bugün yumurta çalan yarın öküz de çalar.

Piyanoyu çalan kız benim kız kardeşim.

Bir kemer tokası çalan idam edilecek; bir devlet çalan bir prens olur.

Radyoda çalan ellilerin bir müziği vardı.

Çalan yumuşak müzik vardı.

Gitar çalan uzun siyah saçlı, uzun boylu adam kim?

Çiftçi kızgın bir sesle "Ah, seni küçük hırsız!" dedi. "Öyleyse tavuklarımı çalan kişi sensin!"

Ben oldukça iyi gitar çalan bir adam biliyorum.

Gitarı çalan oğlan benim erkek kardeşim.

Bu gece çalan grup Bostonlu.

Çiftçi kendi bahçesindeki elmaları çalan çocuğu yakaladı.

Bunun Tom'un kamerasını çalan şu adamlardan biri olduğunu düşünüyorum.

Tom beyin bilgisayarını çalan kişiyi biliyor musun

Cüzdanını çalan o değil miydi?

Orada gitar çalan o çocuk kim?

Parayı çalan kişinin ben olduğumu itiraf ediyorum.

Paranı çalan kişi benim.

Banjo çalan birini bilmiyorum.

Tom'un cüzdanını çalan kişi bendim.

Mary'nin motosikletini çalan Tom'du.

Tom Mary'nin bileziğini çalan kişi olduğunu itiraf etti.

Mary'nin elmas yüzüğünü çalan kişi bendim.

Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu itiraf etti.

Saksofonu çalan oğlan Tom'dur.

Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu inkar etmedi.

O, Tom'un telefonunu çalan adam.

Senin bisikletini çalan kişinin Tom olduğunu mu söylüyorsun?

Tom'un onu çalan kişi olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Piyano çalan adamın adı Tom Jackson'dur.

Mary'nin kolyesini çalan Tom'du.

Polis, bisikletimi çalan kişiyi arıyor.

Şüphe yok ki, Mary'nin kolyesini çalan kişi Tom.

Hiç şüphesiz, Tom, Mary'nin kolyesini çalan kişi.

Bence Tom, Mary'nin elmas yüzüğünü çalan kişi.

Sence parayı çalan Tom muydu?

Tom, Mary'nin bisikletini çalan çocuk.

Komşu boncuğunu çalan gece takınır.

Minareyi çalan kılıfını hazırlar.

Keman çalan kim?

Şu ney çalan adamın kafasındaki başlığa külah deniyor.

Bisikletini çalan kişi Tom.

Tom, Mary'nin bisikletini çalan kişi olduğundan şüpheleniyor.

Kulaklıkla müzik dinlerken çalan telefonu duymamışım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch