Lernen Sie, wie man çalan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O, çalan insan türü değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sağlam delili yoktu, fakat o, annesinin elmas yüzüğünü çalan kişinin Mary olduğunu düşünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un motosikletimi çalan kişi olduğu hakkında aklımda hiç şüphe yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gitar çalan çocuk Ken'dir.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalan kız Akiko'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalan adam kim?
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalan adam kim?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom genelde klasik rock çalan bir radyo istasyonunu dinler.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalan bir zil sesi duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalan bir kişi cezayı hak eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalan kız kız kardeşimdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Meşgul kadın çalan telefonu görmezden geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalan kız kardeşimdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Parayı çalan kişinin Tom olduğundan kuşkulanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Otelin lobisinde çalan beş kişilik bir bando vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Arka planda çalan hoş bir gitar sesi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğer gün gerçekten iyi çalan bir kemancı dinledim.
Translate from Türkisch to Englisch
Gitar çalan çocuğun adını biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muhtemelen Mary'nin kolyesini çalan kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bisikletimi çalan kişi olduğundan emin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyanoyu çalan Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bisikletini çalan kişinin ben olduğumu öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Haklıydın gibi görünüyor. Mary'nin kemanını çalan adam Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı çalan kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Odada bir piyano duruyordu, ama onu çalan kimse yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cüzdanını çalan kişinin Mary olduğundan hiç şüphelenmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Saatini çalan çocugu yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ruj çalan kadınlar tarafından öpülmeyi sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Saksafonunu çalan kişinin Tom olduğunu nasıl bildin?
Translate from Türkisch to Englisch
Otomatik pikapta çalan bir ülke şarkısı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tabloyu çalan kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tabloyu çalan benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalan kız benim kızım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı çalan kişi bendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Koyunlarımızı çalan kişi Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Belki Mary'nin kolyesini çalan kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin bisikletini çalan kişinin Tom olduğuna inanamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bisikletini çalan kişinin sen olduğunu hem sen hem de ben biliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Zili çalan kişi sen miydin?
Translate from Türkisch to Englisch
Belki de Tom senin bisikletini çalan kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım cüzdanımı çalan kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Gitar çalan çocuk Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalan adam Tom'dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin cüzdanını çalan kişinin o olduğunu Tom'a nasıl kabul ettirdin?
Translate from Türkisch to Englisch
Arabamı çalan kişinin Tom olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Saatimi çalan kişinin Tom olduğundan eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Gitar çalan çocuk benim erkek kardeşim.
Gitar çalan benim erkek kardeşim.
Piyanoyu çalan kişi Tom.
Meşgul kadın çalan telefonu açmadı.
Fotoğrafları çalan oydu.
Odaya girdiğimde radyoda çalan Mozart'ı duyabiliyordum.
Gitar çalan oğlan benim küçük erkek kardeşim.
Ben eski şarkılar çalan bir grupta gitar çalıyorum.
Geçen pazar kilisede organ çalan Tom muydu?
Piyano çalan kızın adı Akiko'dur.
Uzakta çalan bir rege müzik duydum.
Bugün yumurta çalan yarın öküz de çalar.
Piyanoyu çalan kız benim kız kardeşim.
Bir kemer tokası çalan idam edilecek; bir devlet çalan bir prens olur.
Radyoda çalan ellilerin bir müziği vardı.
Çalan yumuşak müzik vardı.
Gitar çalan uzun siyah saçlı, uzun boylu adam kim?
Çiftçi kızgın bir sesle "Ah, seni küçük hırsız!" dedi. "Öyleyse tavuklarımı çalan kişi sensin!"
Ben oldukça iyi gitar çalan bir adam biliyorum.
Gitarı çalan oğlan benim erkek kardeşim.
Bu gece çalan grup Bostonlu.
Çiftçi kendi bahçesindeki elmaları çalan çocuğu yakaladı.
Bunun Tom'un kamerasını çalan şu adamlardan biri olduğunu düşünüyorum.
Tom beyin bilgisayarını çalan kişiyi biliyor musun
Cüzdanını çalan o değil miydi?
Orada gitar çalan o çocuk kim?
Parayı çalan kişinin ben olduğumu itiraf ediyorum.
Paranı çalan kişi benim.
Banjo çalan birini bilmiyorum.
Tom'un cüzdanını çalan kişi bendim.
Mary'nin motosikletini çalan Tom'du.
Tom Mary'nin bileziğini çalan kişi olduğunu itiraf etti.
Mary'nin elmas yüzüğünü çalan kişi bendim.
Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu itiraf etti.
Saksofonu çalan oğlan Tom'dur.
Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu inkar etmedi.
O, Tom'un telefonunu çalan adam.
Senin bisikletini çalan kişinin Tom olduğunu mu söylüyorsun?
Tom'un onu çalan kişi olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Piyano çalan adamın adı Tom Jackson'dur.
Mary'nin kolyesini çalan Tom'du.
Polis, bisikletimi çalan kişiyi arıyor.
Şüphe yok ki, Mary'nin kolyesini çalan kişi Tom.
Hiç şüphesiz, Tom, Mary'nin kolyesini çalan kişi.
Bence Tom, Mary'nin elmas yüzüğünü çalan kişi.
Sence parayı çalan Tom muydu?
Tom, Mary'nin bisikletini çalan çocuk.
Komşu boncuğunu çalan gece takınır.
Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Keman çalan kim?
Şu ney çalan adamın kafasındaki başlığa külah deniyor.
Bisikletini çalan kişi Tom.
Tom, Mary'nin bisikletini çalan kişi olduğundan şüpheleniyor.
Kulaklıkla müzik dinlerken çalan telefonu duymamışım.