Lernen Sie, wie man çalmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 74 handverlesene Beispiele.
Gitar çalmak benim hobim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bill ve John çene çalmak için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalmak kötüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalmak yanlıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Gitar çalmak eğlencelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gitar çalmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Para çalmak yanlıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Trompet çalmak için harcadığın zamanın süresi sana kalmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalmak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir hırsızdan çalmak suç değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalmak hoşuma gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Keman çalmak çok pratik ister.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalgı çalmak için Tom'un evine gidebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Çalgı çalmak için Tom'un evine gitmemde bir sakınca var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalmak kolay değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize hangi çeşit müzik çalmak istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Piyanoyu iyi çalmak için, yıllarca pratik yapmak gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom artık piyano çalmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhangi biri bu şeylerden herhangi birini neden çalmak ister?
Translate from Türkisch to Englisch
Neden birisi bunun herhangi birini çalmak ister?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben her zaman bir enstrüman çalmak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten Tom'un grubunda çalmak istemiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir hırsızdan çalmak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece kendi müziğini çalmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar arabayı çalmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un arabasını kimin çalmak isteyeceği konusunda herhangi bir fikrin var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin kasasını çalmak için bir plan hazırladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Buraya iş konuşmak için geldim, çene çalmak için değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Saksafonda Vivaldi'nin fagot konçertosunu çalmak çok zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tek istediğim Tom'un grubunda gitar çalmak.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalmak bir suçtur.
Translate from Türkisch to Englisch
İğne çalmak bile günahtır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu çalmak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana göre müzik çalmak kitap okumak gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
O yemek tarifini çalmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yedek parça çalmak için bir depoya gizlice girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin partiye bir şey çalmak için geldiğinden şüpheleniyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim için müzik çalmak bir kitap okumak gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz kapı çalmak üzereydik.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalmak doğru değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kemancı, çalmak için sinyali bekler.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalmak benim için bir işkenceydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Birinin neden öyle bir şey çalmak istediğini hayal bile edemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık çocuğu yazar kasadan para çalmak için zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hırsızlar kadının arabasını çalmak istedi fakat beceremediler çünkü düz vites kullanmasını bilmiyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyanoda bir şey çalmak onun yapmak için en sevdiği şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hobileri gitar çalmak ve şarkı söylemektir.
Bir hırsız para çalmak için eve girdi.
Piyano çalmak el becerisi gerektirir.
Tom şiddet içeren video oyunlarını çalmak ve yok etmek için gençlerin evlerine girmeyi sever.
Fadıl, Dania'nın parasını çalmak istedi.
Tom her zaman blues çalmak istiyor.
Bu parçayı çalmak imkansız.
Bu müzik bakarak çalmak için çok zor.
Diş perisi sizin dişlerinizi çalmak istiyor.
Onlar işlerimizi çalmak istiyorlar.
Ben hâlâ çalmak istediğim kadar iyi gitar çalamıyorum.
Kapı çalmak gibi bir alışkanlığın yok mu?
Sami parayı çalmak istedi.
Sami parayı çalmak istiyordu.
Tom'un istediği şarkılardan hiçbirini çalmak istemiyorum.
Tom'un gün boyunca yaptığı tek şey gitar çalmak.
Daha iyi gitar çalmak istiyorum.
Arp çalmak kolay değildir.
Midi klavyede piyano çalmak için hangi VST'yi önerirsin?
Tom zili çalmak istediğini söyledi.
Ali'nin yaptığı göle maya çalmak.
Robert'ın ana uğraşı araba çalmak.
Stefan kapıyı çalmak zorunda kaldı.
Bir rock grubunda çalmak istiyorum.
Vaktini çalmak istemiyorum.
Zamanını çalmak istemiyorum.
Hobileri gitar çalmak ve şarkı söylemektir.
Gitar çalmak istemiyorum.