Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çalmak"

Lernen Sie, wie man çalmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 74 handverlesene Beispiele.

Gitar çalmak benim hobim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bill ve John çene çalmak için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalmak kötüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalmak yanlıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Gitar çalmak eğlencelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Gitar çalmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Para çalmak yanlıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Trompet çalmak için harcadığın zamanın süresi sana kalmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalmak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hırsızdan çalmak suç değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalmak hoşuma gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Keman çalmak çok pratik ister.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalgı çalmak için Tom'un evine gidebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Çalgı çalmak için Tom'un evine gitmemde bir sakınca var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalmak kolay değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bize hangi çeşit müzik çalmak istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Piyanoyu iyi çalmak için, yıllarca pratik yapmak gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom artık piyano çalmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi biri bu şeylerden herhangi birini neden çalmak ister?
Translate from Türkisch to Englisch

Neden birisi bunun herhangi birini çalmak ister?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben her zaman bir enstrüman çalmak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten Tom'un grubunda çalmak istemiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hırsızdan çalmak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sadece kendi müziğini çalmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar arabayı çalmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un arabasını kimin çalmak isteyeceği konusunda herhangi bir fikrin var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin kasasını çalmak için bir plan hazırladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Buraya iş konuşmak için geldim, çene çalmak için değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Saksafonda Vivaldi'nin fagot konçertosunu çalmak çok zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tek istediğim Tom'un grubunda gitar çalmak.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalmak bir suçtur.
Translate from Türkisch to Englisch

İğne çalmak bile günahtır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu çalmak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana göre müzik çalmak kitap okumak gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch

O yemek tarifini çalmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yedek parça çalmak için bir depoya gizlice girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin partiye bir şey çalmak için geldiğinden şüpheleniyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim için müzik çalmak bir kitap okumak gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz kapı çalmak üzereydik.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalmak doğru değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kemancı, çalmak için sinyali bekler.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalmak benim için bir işkenceydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinin neden öyle bir şey çalmak istediğini hayal bile edemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık çocuğu yazar kasadan para çalmak için zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsızlar kadının arabasını çalmak istedi fakat beceremediler çünkü düz vites kullanmasını bilmiyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyanoda bir şey çalmak onun yapmak için en sevdiği şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hobileri gitar çalmak ve şarkı söylemektir.

Bir hırsız para çalmak için eve girdi.

Piyano çalmak el becerisi gerektirir.

Tom şiddet içeren video oyunlarını çalmak ve yok etmek için gençlerin evlerine girmeyi sever.

Fadıl, Dania'nın parasını çalmak istedi.

Tom her zaman blues çalmak istiyor.

Bu parçayı çalmak imkansız.

Bu müzik bakarak çalmak için çok zor.

Diş perisi sizin dişlerinizi çalmak istiyor.

Onlar işlerimizi çalmak istiyorlar.

Ben hâlâ çalmak istediğim kadar iyi gitar çalamıyorum.

Kapı çalmak gibi bir alışkanlığın yok mu?

Sami parayı çalmak istedi.

Sami parayı çalmak istiyordu.

Tom'un istediği şarkılardan hiçbirini çalmak istemiyorum.

Tom'un gün boyunca yaptığı tek şey gitar çalmak.

Daha iyi gitar çalmak istiyorum.

Arp çalmak kolay değildir.

Midi klavyede piyano çalmak için hangi VST'yi önerirsin?

Tom zili çalmak istediğini söyledi.

Ali'nin yaptığı göle maya çalmak.

Robert'ın ana uğraşı araba çalmak.

Stefan kapıyı çalmak zorunda kaldı.

Bir rock grubunda çalmak istiyorum.

Vaktini çalmak istemiyorum.

Zamanını çalmak istemiyorum.

Hobileri gitar çalmak ve şarkı söylemektir.

Gitar çalmak istemiyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch