Lernen Sie, wie man çanta in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O çanta benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun geçen hafta satın aldığını çanta çalındı .
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi çanta sizinki?
Translate from Türkisch to Englisch
Çanta benim tek başıma taşıyamayacağım kadar çok ağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, bir hafta önce kaybettiğim aynı çanta.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta kağıttan yapılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çanta fermuarını kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta hem iyi hem pahalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çanta elma satın aldı ve bir günde bunların üçte birini yedi
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yeni bir çanta satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana başka bir çanta göster.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada bir çanta gördün mü?
Translate from Türkisch to Englisch
O siyah çanta senin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Annem bana bir çanta yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta için 200 dolar ödedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta bana 6 sterline mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Masanın üzerinde bir çanta vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kolunun altında bir çanta vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sırtında bir çanta taşır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, elma dolu bir çanta taşıdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Karım için bir çanta arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana deriden yapılmış bir çanta verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta sizinki mi yoksa onunki midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta deriden yapılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Çanta taşınmayacak kadar çok ağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaç tane çanta kontrol etmek istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Birisi bankta bir çanta bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çanta taşıyamayacağım kadar çok ağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta hem iyi hem de ucuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Çanta için bana beş dolar ödettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Çanta yapmak için büyük bir parça kâğıt kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çanta nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Ne ağır bir çanta!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta kimin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta yağlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir çanta aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sibel, bu ne kadar büyük bir çanta. İçinde neler var?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta küçük değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Yolcu koltuğunda bıraktığım çanta kaybolmuş!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu siyah çanta senin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Çanta dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mağazada hiç çanta var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Çanta benim değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük bir çanta içine çamaşırlarını doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bize iki çanta çay ve bir çanta kahve getir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom omuzunda bir spor çanta taşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çanta satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye küçük kahverengi bir çanta verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye kahverengi bir çanta verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çanta büyüktü ve dahası ağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom para dolu bir çanta taşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar neden bu kadar ağır bir çanta taşımak zorundalar?
Translate from Türkisch to Englisch
O bir çanta ile yürüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çanta arabayla taşındı.
Çanta boş.
Tom büyük bir çanta şeker taşıyordu.
Çanta üzerinde çok sayıda parmak izi vardı.
O ipek bir çanta taşıdı.
Tom bir milyon dolar içeren bir çanta taşıyor.
Bu çanta aşırı ağır.
Otobüs bileti, çanta, çocuk oyun alanı bileşik isimlere örnektir.
Bu çanta çok ağırdır.
Onlar bana çanta için beş dolar ödedi.
Dan yarım milyon dolar içeren bir çanta taşıyordu.
Tom bir silindir spor çanta taşıyordu.
Çanta lazım mı?
O çanta pahalı görünüyor.
Bu çanta yeterince büyük değil.
Bir çanta istiyor musunuz?
Benim çanta her zaman tıka basa dolu.
Onlar çanta ve bagajla geldiler.
Bakın gençler, bu çanta armutlarla dolu.
Ben bir çanta taşıdım ama diğeri geride kaldı.
Mary taklit bir Gucci çanta satın aldı.
Bu çanta herhangi bir mağazada mevcut değildir.
Bir kadın için çanta her şeydir.
Tom bir çanta hatmi çıkardı.
Tom, Mary'ye timsah derisi bir çanta satın aldı.
O çanta dana derisinden mi yapılmış?
Hangi plastik çanta seninki?
Mary bir çanta taşımaz.
Çanta geride bırakıldı.
Kız şeylerle tam doldurulmuş bir plastik çanta taşıyordu.
Çanta kolaylıkla bir hafta boyunca yeterli giysileri taşıyacak.
Doktor siyah bir çanta taşıyarak içeri geldi.
Tom bana para dolu bir çanta verdi.
Tom'un kırmızı bir çanta taşıdığını hiç hatırlamıyorum.
Tom siyah bir çanta taşıyor.
Tom Mary'nin arabasında bir çanta bakkaliye gördü.
Tom bir çanta taşıyordu.
Sami kafasının üstüne bir çanta koydu.
Tom bir çanta doldurdu ve gitti.
Sami, Leyla'nın kafasına bir çanta koydu ve onu boğdu.
Sami kredi kartlarıyla dolu bir çanta buldu.
Yeni bir çanta almaya niyetlendim sonra yeteri kadar param olmadığını hatırladım.
Tom bir çanta hazırladı ve gitti.
Mary bugün bir çanta aldı.
Bu siyah çanta Tom'un mu?
Bu çanta boş.