Lernen Sie, wie man çare in einem Türkisch Satz verwendet. Über 48 handverlesene Beispiele.
Beklemekten başka çare yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilim adamları henüz kanser için bir çare bulmadılar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, son çare olarak babasından ödünç para aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, son çare olarak ilaca güvendi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, son çare olarak dava açmayı düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bıçak keskin değildi ve eti onunla kesemedim, bu yüzden son çare olarak çakımı kullandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece ölüm kaldığında, son çare yiyecek için yalvarmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Son çare olarak, Tom'u bize yardım ettirebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu büyüklükte bir apse için sadece antibiyotiklerle yapılacak bir tedavi çare olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şeye bir çare vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Çaresizseniz, çare sizsiniz!
Translate from Türkisch to Englisch
Olanla ölmüşe çare yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çare buldun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çare bulacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Son çare olarak talimatları okuyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir hata yaptığını düşünmekten başka çare yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Çare nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çare var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun nasıl yapılacağını öğrenmek için yalnız bir çare var. Bunu Tom'a sor.
Translate from Türkisch to Englisch
İçkiye son çare olarak başvurmamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Son çare olarak, biz ablamda kalabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölüm dışında her şey için bir çare vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
SSCB sadece son çare olarak ülkede hava saldırılarını kullanacak.
Translate from Türkisch to Englisch
ABD yalnızca son çare olarak ülkede hava saldırılarını kullanacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çare var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir fincan çay her şeye çare olabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Üzgün olunca tek çare müziktir.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar olmuşla ölmüşe çare yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyelim ve bir çare bulalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölüm dışında her şeye bir çare var.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şey için bir çare var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölüme çare yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Olmuşla ölmüşe çare bulunmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Olacakla öleceğe çare bulunmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir amaç bul, çare bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch
Demokraside çare tükenmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Demokrasilerde çare tükenmez, ama herşey ulusal temelde bölünecekse seçim yapmanın mantığı ne?
Translate from Türkisch to Englisch
Ameliyattan başka çare kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çare geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Derdimize çare bulmak için çalmadığımız kapı kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanoğlu uzaya açılma ve Mars'a yerleşme projeleri yapıyor ama öte yandan daha bir kelliğe bile çare bulabilmiş değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Çare Sarıgül.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun süreli zenginlik çare bulma yeteneğini öldürür.
Translate from Türkisch to Englisch
Emirlere uyumaktan başka çare yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Umarım bir çare bulmuşlardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hastalıkta çare yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Biliminsanları kanser için henüz çare bulamadılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Var mı lan başka çare?
Translate from Türkisch to Englisch