Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çare"

Lernen Sie, wie man çare in einem Türkisch Satz verwendet. Über 48 handverlesene Beispiele.

Beklemekten başka çare yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilim adamları henüz kanser için bir çare bulmadılar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, son çare olarak babasından ödünç para aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, son çare olarak ilaca güvendi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, son çare olarak dava açmayı düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bıçak keskin değildi ve eti onunla kesemedim, bu yüzden son çare olarak çakımı kullandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece ölüm kaldığında, son çare yiyecek için yalvarmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Son çare olarak, Tom'u bize yardım ettirebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu büyüklükte bir apse için sadece antibiyotiklerle yapılacak bir tedavi çare olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şeye bir çare vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çaresizseniz, çare sizsiniz!
Translate from Türkisch to Englisch

Olanla ölmüşe çare yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çare buldun mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çare bulacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Son çare olarak talimatları okuyun.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hata yaptığını düşünmekten başka çare yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Çare nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çare var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun nasıl yapılacağını öğrenmek için yalnız bir çare var. Bunu Tom'a sor.
Translate from Türkisch to Englisch

İçkiye son çare olarak başvurmamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Son çare olarak, biz ablamda kalabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ölüm dışında her şey için bir çare vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

SSCB sadece son çare olarak ülkede hava saldırılarını kullanacak.
Translate from Türkisch to Englisch

ABD yalnızca son çare olarak ülkede hava saldırılarını kullanacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çare var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir fincan çay her şeye çare olabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Üzgün olunca tek çare müziktir.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar olmuşla ölmüşe çare yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Deneyelim ve bir çare bulalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ölüm dışında her şeye bir çare var.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şey için bir çare var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ölüme çare yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Olmuşla ölmüşe çare bulunmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Olacakla öleceğe çare bulunmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir amaç bul, çare bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Demokraside çare tükenmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Demokrasilerde çare tükenmez, ama herşey ulusal temelde bölünecekse seçim yapmanın mantığı ne?
Translate from Türkisch to Englisch

Ameliyattan başka çare kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çare geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Derdimize çare bulmak için çalmadığımız kapı kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanoğlu uzaya açılma ve Mars'a yerleşme projeleri yapıyor ama öte yandan daha bir kelliğe bile çare bulabilmiş değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Çare Sarıgül.
Translate from Türkisch to Englisch

Uzun süreli zenginlik çare bulma yeteneğini öldürür.
Translate from Türkisch to Englisch

Emirlere uyumaktan başka çare yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Umarım bir çare bulmuşlardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hastalıkta çare yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Biliminsanları kanser için henüz çare bulamadılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Var mı lan başka çare?
Translate from Türkisch to Englisch