Lernen Sie, wie man çaresizlik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 9 handverlesene Beispiele.
Çaresizlik, aradığın çarenin belki tam önünde olması ama onu bulacak vaktin olmamasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Asıl çaresizlik kendine “Elimden geleni yaptım mı?” diye sormaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Çünkü asıl çaresizlik; çareyi geçirmişken eline avuçlarının içinden kaçırmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yüzünde bir çaresizlik görüntüsü vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
İntihar çaresizlik davranışıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz çaresizlik duygusu ile baş etmek zorunda kalacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Çaresizlik nedir bilir misin? Kalbin kanatlanıp gittiği yere bedenin gidememesidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğrenilmiş çaresizlik dedikleri bu olsa gerek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı vedalar sevgisizlik ve anlaşmazlıktan değil, çaresizlik ve mecburiyetten yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch