Lernen Sie, wie man çevirmen in einem Türkisch Satz verwendet. Über 59 handverlesene Beispiele.
Uluslararası konferansta gönüllü bir çevirmen olarak çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üniversiteden mezun olduğundan beri bir çevirmen olarak çalışmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Çoğunluğu değilsede, çok sayıda profesyonel çevirmen sadece kendi ana dillerine çeviri yapmaktadırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Çünkü ben bir çevirmen olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onu bir çevirmen olarak işe aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi bir çevirmen olarak işe aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Amcam bana çevirmen olarak görev yaptırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çevirmen olabildiğince çok detay ve bilgi vermeye çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir çevirmen lâzım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitabı çevirmen yaklaşık ne kadar sürdü?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitabı çevirmen ne kadar sürdü?
Translate from Türkisch to Englisch
Çevirmen bir vatan hainidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun davetini geri çevirmen büyük saygısızlık.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun önerisini geri çevirmen akıllıca değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Öneriyi geri çevirmen aptallıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun davetini geri çevirmen büyük kabalık.
Translate from Türkisch to Englisch
Sözlerimi not et. Dünyadaki en büyük çevirmen olacağım!
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çevirmen yardımıyla konuştuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Melanie bir çevirmen olarak çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben çevirmen, programcı ve müzisyenim.
Translate from Türkisch to Englisch
Çevirmen sürekli olarak kendisi hakkında yeni şeyler öğrenir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çevirmen bir "nötr filtre" olarak düşünülüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Çevirmen misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Çevirmen misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya yazarlarının bir parçası olmak sadece çevirmen için mantıklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir çevirmen olarak çalışmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, çevirmen olmak istediğim içindir.
Translate from Türkisch to Englisch
Amcam beni bir çevirmen olarak hareket ettirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten bir çevirmen olarak çalışmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir çevirmen kelimeleri değil ama cümleleri çevirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir Nepalli çevirmen bulmak nadirdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çevirmen ya da tercüman olmak için okuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir çevirmen kelimeleri değil, cümleleri çevirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tatoeba başka çevirmen, meslektaş ve dil öğrencilerine tavsiye ettiğim web sitesidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çevirmen çevirinin pazartesi gününe kadar hazır olacağını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hayali eş zamanlı bir çevirmen olmak.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten bir simultane çevirmen olarak çalışmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, çevirmen olmaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu çevirmen olarak davet ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Cümle çiçek gibidir; onun anlamı polendir. Çevirmen arı gibidir; çeviri, sadece farklı bitkiler arasındaki tozlaşmadır - o, hayatı taşır ...
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çevirmen olmaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çevirmen olarak çalışmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çevirmen olarak çalışmak istiyor.
Ben çevirmen sıfatı ile buradayım.
Ben bir çevirmen olarak buradayım.
Amatör bir çevirmen olan Tom, sık sık uyduruk çeviriler yapıyor.
Amatör bir çevirmen olan Tom'un yaptığı çevirilerin birçoğu çeviri kokuyor.
Tom bir çevirmen.
Leyla bir çevirmen.
Ester bir çevirmen.
Tom çevirmen değil.
Ali Tatoeba dümeniyle kendine en sonunda çevirmen de dedirtti ya, korkulur valla.
Yabancı dil öğretiyorum; ayrıca çevirmen olarak da çalışıyorum.
Çünkü çevirmen olmak istiyorum.
Biz çevirmen değiliz.
Ben çevirmen değilim.
Tom'un eserlerinde kullandığı dilin ağırlığı, en ünlüleri de dahil olmak üzere birçok çevirmen için sorun olmuştur.
Çevirmen bir arkadaşım var.
Maria çevirmen olarak çalışıyor.