Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çift"

Lernen Sie, wie man çift in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Yeni çift balayında Hawaii'ye gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam bana bir çift eldiven aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

On iki çift beyin siniri vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yıl iki çift ayakkabı eskittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çift ayakkabı aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

On iki, çift bir sayıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Genç çift çok kısa sürede birbirlerine âşık oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Genç çift, eğlenmek için Kyoto'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çift kayak botu satın almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Gittikçe daha fazla çift balayı gezilerine yurt dışına gitmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yurtdışına giderken, bir çift gözlük daha almalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Çorap fabrikası günde 600.000 çift çorap üretir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu makinelerle çalıştığında bir çift deri eldiven bir zorunluluktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların eldivenleri çift değil.
Translate from Türkisch to Englisch

On iki çift kranial sinir vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

O çift neredeyse her gece içer.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kelimenin bir çift anlamı var.
Translate from Türkisch to Englisch

O çift birbirleri için yaratılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem geçen Pazar bana iki çift pantolon satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çift tartışıyordu ve Chris Beth'e vurup yere devirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayakkabı çift olarak satılmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

İnek, çift başlı bir buzağı doğurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem bana kendi yapımı bir çift eldiven verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı çift yan yana oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı çift yan yana oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman John ve Mary'nin çok hoş bir çift olduklarını düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çift eldiven güzel bir hediyedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye en genç kızı için ne zaman bir çift yeni ayakkabı alacağını sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Her zaman Tom ve Mary'nin iyi bir çift olduğunu düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir çift buz pateni kiraladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin kaç çift ayakkabısı olduğunu merak etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sadece bir çift çorabı vardı ve onların delikleri vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bütün istediği Mary'nin ukelede bir çift melodi çalmasıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım senin bir çift yeni yürüyüş ayakkabıları alman gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Görünüşe bakılırsa, onlar mutlu bir çift.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir arkadaşımdan bir çift bilet aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Çift ilk çocuklarına Mark adını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben de yeni bir çift ayakkabı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Nancy bir çift kırmızı ayakkabı istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gerçekten pahalı, iyi yapılmış bir çift ayakkabı satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom o bir çift ayakkabıyı tasfiye satışında aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne zaman uyan bir çift bulabilirse, Tom yeni ayakkabılar alır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir çift yeni ayakkabıyı bile satın almayı göze alamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dün bir çift büyük alabalık yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çift kişilik bir oda rica ediyorum.

Bir çift yeni kayak almak zorundayım.

Yeni bir çift kayak almam lazım.

Bir çift bot aldım.

Ben bir çift eldiven aldım.

O bir çift ayakkabı satın aldı.

O bir çift kişiliğe sahiptir.

Yeni bir çift ayakkabım var.

Bir çift sandalye daha getir.

Bir çift ayakkabı almalıyım.

O, bir çift çizme aldı.

Çift mutlu bir hayat sürdü.

Çift yataklı bir oda istiyorum lütfen.

O yeni bir çift eldiven aldı.

Çift baş harflerini meşe ağacına kazıdı.

O, bana hoş bir çift ayakkabı verdi.

Bitişikte oturan çift tekrar tartışıyor.

Sandalyenin altında bir çift eldiven buldum.

Sanırım yeni bir çift gözlük almamın zamanıdır.

Ben yeni bir çift ayakkabı aldım.

O, yeni bir çift ayakkabı aldı.

O, iki çift çorap aldı.

Tom'un yeni bir çift gözlüğe ihtiyacı var.

İyi bir çift güneş gözlüğüne ihtiyacım var.

Amcam bana bir çift ayakkabı verdi.

Çift pisttedir.

Tom'un yeni bir çift güneş gözlüğü var.

Çift kol kola yürüyordu.

Çift el ele yürüyor.

Onlar iyi-uyumlu bir çift değil.

Çift fotoğraf için poz verdi.

Çift, bir ev satın almak istiyor.

Parkta birçok genç çift vardı.

Parkta birçok genç çift bulunuyordu.

Bir çift eldiven takside bırakıldı.

Çift bir yetimi evlat edinmeye karar verdi.

Çift ayrıldı, tekrar bir araya gelmemek üzere.

Çift tartıştı ama kısa sürede uzlaştı.

Çift balayına gitti.

Genç çift aynı tabaktan yedi.

Dün bir çift siyah ayakkabı aldı.

Genç çift birlikte iyi geçiniyor.

Tom bir çift daha ayakkabı almak için gitti.

Geçen yıl iki çift koşu ayakkabısı eskittim.

Tipik bir omurgalı gibi insan iki çift uzuva sahiptir.

Müsait olan tek oda bir çift kişilik.

Henüz yeni bir çift ayakkabı aldım.

Burada bir çift var.

Ne hoş bir çift.

Tom ve Mary mükemmel bir çift olurdu.

Çift görüyorum.

O çift bilet ücreti ödedi.

Genç çift Şükran Günü konuklarının arasına anne babalarını dahil etti.

Tom ve Mary çok güzel bir çift olur.

Arabamda her zaman bir çift plaj havlum var.

Bence onlar mükemmel bir çift.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch