Lernen Sie, wie man çiftçi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 60 handverlesene Beispiele.
O, bir çiftçi olmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok çiftçi çiftliğini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi onları meşgul etmeyi severdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi bütün gün tarlasını sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazıları çiftçi, bazıları avcıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi beş yeni işçiyi işe aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hokkaido'da birçok çiftçi patates yetiştirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Milyonlarca çiftçi başka iş aramak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çiftçi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom berbat bir çiftçi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ama çiftçi ona gülümsedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çiftçi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çiftçi traktör yerine atlara sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok çiftçi kuraklık sırasında beslenme maliyetlerinde tasarruf etmek için kendilerini stoktan mahrum bırakmak zorunda kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çiftçi olmalıydın.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir çiftçi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zamanlar köyde, yoksul bir çiftçi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi traktörünü ahırda tutar.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi gün doğumunda kalktı ve gün batımına kadar çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çiftçi olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi domuz ağılına girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Fakat çiftçi ona karşı çok nazikti ve ona çok şey öğretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi tarlaya tohumları serpiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Baş Çiftçi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir çiftçi olduğunu düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir çiftçi olmak istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
John Couch Adams 1819 yılında İngiltere'de doğdu. O çiftçi bir ailede doğdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çiftçi olarak çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi buğday tohumlarını tarlada saçtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi arpa ekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi oğullarına hiçbir servet bırakamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bölge sakinlerinin çoğu çiftçi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yakında yaşayan çiftçi araştırmak için geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir eşek sahibi olan her çiftçi ona vurur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir çiftçi olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
"Ben bir çiftçi olmak istiyorum" dedi Pip.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi kızgın bir sesle "Ah, seni küçük hırsız!" dedi. "Öyleyse tavuklarımı çalan kişi sensin!"
Translate from Türkisch to Englisch
Andy çiftçi olabilir!
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi tarlasına buğday ekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi çeşitli ürünler yetiştiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı çiftçi ona çok para ödemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi, bir ağaç dikebilmek için bir çukur kazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi kendi bahçesindeki elmaları çalan çocuğu yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar çiftçi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çiftçi olmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi yeni bir gübre kullanmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir çiftçi değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çiftçi olmak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftçi buğdayı ahıra götürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir çiftçi değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
İki avukat arasındaki bir çiftçi, iki kedi arasındaki bir balık gibidir.
Sami'nin cesedi bir çiftçi tarafından keşfedildi.
Tom bir çiftçi, değil mi?
Sen bir çiftçi değilsin, değil mi?
Daha sonra Kayin'in kardeşi Habil'i doğurdu. Habil çoban oldu, Kayin ise çiftçi.
Mary çiftçi, değil mi?
Mary çiftçi kızıdır.
Tom'un çiftçi olduğunu biliyorum.
Tom çok iyi bir çiftçi.
Çiftçi ne iş yapar, biliyor musunuz?