Lernen Sie, wie man çifte in einem Türkisch Satz verwendet. Über 37 handverlesene Beispiele.
Bu ülkede adalet biraz çifte standartlıdır: fakirlerin adaleti ve zenginlerin adaleti.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir çifte nazar.
Translate from Türkisch to Englisch
Çifte park etmişsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Genç çifte bir hastabakıcı tarafından eşlik edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çifte vatandaşlığı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir geleneksel Kore saman ayakkabısı bile bir çifte aittir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kadehini kaldırdı ve "mutlu çifte!" dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklarımın çifte vatandaşlığa sahip olmasını istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece çifte kontrol yapmam gerektiğini düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim çifte vatandaşlığım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çifte standart var.
Translate from Türkisch to Englisch
Nişanlı çifte hoş geldin diyelim. Tom ve Mary.
Translate from Türkisch to Englisch
Emlakçı, çifte yalan söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çifte bir oğul doğdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu atın çifte atmayacağını umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çifte vatandaşlığı seçtim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kesinlikle çifte bir standart var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir çifte standarttır.
Translate from Türkisch to Englisch
Çifte standarttan bıktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Konuklar mutlu çifte uzun ve müreffeh bir hayat diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çifte standartlara dikkat edin.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada bir çifte standart var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dördümüz çifte randevuya çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu öğleden sonra buraya iki milden az mesafede işlenmiş çifte bir cinayet oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami çifte cinayetten suçlu bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami çifte cinayetten mahkum oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami çifte cinayetten mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çifte hayat sürüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çifte ajandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami bir çifte mülteci. Suriye'de Filistinli bir mülteciydi, şimdi ise Suriyeli bir mülteci olarak Türkiye'de yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor transferde çifte bomba patlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali çifte gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Komisyon çifte vatandaşlığı da tartışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Akan gözyaşlarıyla çifte veda ediyorum. / "Kaderleri belli olan sizler, mutlu yaşayın; / biz yine de Kaderin zorladığı yerde dolaşmalıyız."
Translate from Türkisch to Englisch
Ali sevgilisiyle çifte kumrular gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok İsrailli çifte, hatta üçlü vatandaşlığa sahipler ve de Avrupa'ya geri dönmeye hazırlar.
Translate from Türkisch to Englisch