Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "çirkin"

Lernen Sie, wie man çirkin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bebeğin çirkin olduğunu gerçekten söyleyebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Karısı bana çirkin görünmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kulağının dışında büyüyen çirkin tüyleri var.
Translate from Türkisch to Englisch

Aramızda kalsın, şişman çirkin cadı diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin ve benim aramda, şişman çirkin adam diyette.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim çirkin olduğumu düşünüyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Sizce ben çirkin miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye şişman ve çirkin olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin yaşlandığı için ne kadar çirkin olduğuna inanamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary güzel değil, fakat çirkin de değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O gerçekten çirkin bir görüntü.
Translate from Türkisch to Englisch

Çirkin bir adam benim kapımı çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bu kadar çirkin bir şey yapabileceğini düşünmemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çirkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Şişman ve çirkin olmayı mı yoksa zayıf ve seksi olmayı mı tercih edersiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

O kadın çirkin bir kadın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un çirkin bir yüzü var.
Translate from Türkisch to Englisch

Güzel bir kadından üç gün sonra usanırsın. Çirkin bir kadına üç gün sonra alışırsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni gördüğümde ,senin hayatımda hiç görmediğim en çirkin şey olduğunu düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çok çirkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Oldukça çirkin.
Translate from Türkisch to Englisch

O çirkin değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar gerçekten çirkin.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çirkin yaşlı bir adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O salak ve çirkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çirkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne çirkin bir kedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şimdiye kadar gördüğüm en çirkin şapka.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunlar gördüğüm en çirkin ayakkabılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, şimdiye kadar gördüğüm en çirkin kardan adam.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un haricinde Mary'nin çirkin olmadığını düşünen tek kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çirkin olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Çirkin ve mutsuz bir dünyada, en zengin adam çirkinlik ve mutsuzluktan başka bir şey satın alamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Çirkin olduğum için kendimden nefret ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden Tanrı beni bu kadar çirkin yarattı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şimdiye kadar gördüğüm en çirkin şey.
Translate from Türkisch to Englisch

O ne yakışıklıdır ne de çirkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çirkin ve aptal olduğumu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

O yaşlı, çirkin ve şişman.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onu hiç çirkin bulmadım ki, beni unuttuğuna sinirlendim.
Translate from Türkisch to Englisch

"Ne çirkin bir yüzün var!" diye bağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben çirkin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Saçım çok çirkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu resim çirkin görünmüyor, aksine bu resmin oldukça güzel olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gerçek bir çirkin kız.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne diye inananların ibadetine aşırı derecede çirkin iftira atıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çirkin bir kravattır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne çirkin bir elbise.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çirkin, değil mi?

Çirkin biri, kendini güzel göstermek için, güzelliğin tanımını bile değiştirmeye kalkabilir.

Ortada çirkin söylentiler dolaşıyor Tom.

Sen çirkin değilsin.

Çirkin değilsin.

Gerçekten o kadar çirkin mi?

Ne çirkin bir kıyafet!

Her zamankinden daha çirkin görünüyorsun.

Bu çirkin sarı bana senin yatak çarşafı rengini hatırlatıyor.

Şimdiye kadar duyduğum en çirkin şeydi ve beni rahatsız etti.

Bu şehrin bazı kısımları çok çirkin.

Tom çirkin değildir.

Bu son derece çirkin.

O köpek gerçekten çirkin.

Çirkin ördek yavrusu zarif bir kuğu oldu.

Tom oldukça çirkin, değil mi?

Tom bayağı çirkin, değil mi?

Tom çok çirkin.

Tom oldukça çirkin.

O çok çirkin.

Çirkin olduğunu düşünüyor musun?

Plastik cerrahiden önce bile, Mary çirkin değildi.

Ben gençken, insanlar her zaman bana çirkin olduğumu söylerdi.

Neden Tom'a Mary'nin çirkin olduğunu söyledin?

Bu aşırı derecede çirkin.

Kendimi çirkin hissediyorum.

Çirkin timsah gölette uyuyor.

Hiç çirkin bir kedi gördün mü?

Çirkin değilim ama güzel de değilim.

Şu kızın yüzü inanılmaz çirkin.

Onlar çirkin.

O çirkin.

Sen çirkin görünüyorsun.

Erkekler ayılar gibidir - Onlar ne kadar çirkin olursa o kadar çekici olurlar.

Tom Mary'nin çirkin olduğunu düşünüyor.

O çirkin adamın güzel bir karısı var.

Tom'un çirkin olduğunu düşünüyorum.

Tom'un çirkin olduğunu düşünüyor musun?

Tom Mary'nin çirkin olduğunu düşünmedi.

Çirkin değilsiniz.

Onlar çirkin adayı işe aldılar.

Onlar çirkin adayı işe almadılar.

Bodrum, çirkin, karanlık ve kötü kokuludur.

Tom Mary'nin çirkin olduğunu söylemek istemediğinde ısrar etti.

Siğiller çirkin ama zararsızdır.

Kız çirkin.

O çirkin değildir.

Ne çirkin saç.

O şimdiye kadar gördüğüm en çirkin bebek.

Güzel ve çirkin diller olduğu doğru mu?

Bir model olmasına rağmen, o oldukça çirkin görünüyor.

Çirkin bir bayan eş bahçenin etrafındaki iyi bir çit gibidir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch