Lernen Sie, wie man öğüt in einem Türkisch Satz verwendet. Über 24 handverlesene Beispiele.
O, o konuda ona öğüt verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana iyi öğüt verdin.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana bir parça iyi öğüt verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı adam bana bir parça faydalı öğüt verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona biraz öğüt verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana iyi bir öğüt vereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana dostça bir öğüt verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana her zaman öğüt vermesinden bıktım.
Translate from Türkisch to Englisch
O bize öğüt verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana küçük bir öğüt vermek istiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu güzel bir öğüt.
Translate from Türkisch to Englisch
O konuda size öğüt vereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni kiralamasına ilave olarak, bana biraz öğüt verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom size öğüt verebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Jiro hangi kitabı alacağım konusunda bana öğüt verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım astlarıma öğüt dağıtmak zorunda olduğum yaşa ulaştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana biraz dostça öğüt verebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kahveyi çok ince öğüt.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatını kolaylaştır. Anadillilerden öğüt al.
Translate from Türkisch to Englisch
O oğluna öğüt vermeseydi o başarılı olmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağırladığım ailem bana sık sık öğüt verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Karaya sabun, deliye öğüt neylesin?
Translate from Türkisch to Englisch
"Ben yandım, bari siz yanmayın" diyerek verebileceğin bir öğüt var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Aldığın en iyi tavsiye veya öğüt nedir?
Translate from Türkisch to Englisch