Lernen Sie, wie man ödeme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bir sürü insan faturalarını ödeme konusunda endişeleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana ödeme yapılmasını reddettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hasar için ödeme yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch
İtalyan, Almanya'da kahvesi için Yunan euro parası ile ödeme yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğle yemeğin için ödeme yapmana gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu ayakkabılar için ödeme yaptınız mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bana ödeme yaparsa, onu yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitap için ödeme yaptın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben, gerçekten ödeme için hazırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödeme için kredi kartı kullanabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Ödeme altı kişilik bir aile için yeterli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonuçta, insanlar kendilerine bu şekilde ödeme yapılmasına öyle alışmışlar ki başka türlüsünden rahatsız oluyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben size mi yoksa kasiyere mi ödeme yapayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kamu hizmetleri için ödeme yapmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana haftalık ödeme yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha fazla bir indirim talep ederseniz, ödeme koşullarını değiştirmeyi öneririz.
Translate from Türkisch to Englisch
Çek ile ödeme yapabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Çek ile ödeme yapmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çek birine para ödeme yöntemidir.
Translate from Türkisch to Englisch
ABD'de, insanların nakit ödeme yerine bir çek yazmaları yaygındır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha iyi ödeme yapan bir işe başvurmayı düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
31 Martın ödeme tarihi olduğunu sana tekrar hatırlatayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim evimde partiler vermek istiyorsanız, daha sonra her şeyi temizleyin ve bir şey kırmayın, ya da zarar için ödeme yapın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zamanında ödeme yapan tek kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her şey için ödeme yapmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oğlunun eğitimi için nasıl ödeme yapacağı hakkında endişelenmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana yaptığın işin miktarına göre ödeme yapılacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Seyahat çeki ile ödeme yapabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kredi ile ödeme yapabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha sonra ödeme yapmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Araba için ödeme yapamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hâlâ bana ödeme yapmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Benzin için nerede ödeme yapacağım?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun için ödeme yapmak zordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bana ödeme için bastırıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bilgisayar için nasıl ödeme yaptın?
Translate from Türkisch to Englisch
O, akşam yemeği için ödeme yapacağını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
İş için ödeme yapıldığını hatırlamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödeme yapmadığım için memnunum.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğrenciler yarı zamanlı işlerde çalışıyorlar. Bu da onlara öğrenim ücretlerini ödeme olanağı sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hesabı ödeme konusunda ısrar etti.
Translate from Türkisch to Englisch
4, 6 ya da 12 ödeme yapabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi ödeme seçenekleri mevcut?
Elbisesi için terziye ödeme yaptı.
Tom'a yaptığı iş için iyi ödeme yapılmaktadır.
İlk ders için zaten ödeme yaptım.
Tesisatçılara emekleri için iyi ödeme yapılır.
Adam ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.
Tom Mary'ye bakıcıya ödeme yapmasına yardım etmeyi önerdi.
Üniversite eğitiminiz için ödeme yapmanıza kim yardım etti?
Ödeme yetersiz.
Sana ödeme yapmalı mıyım?
Bugün Tom'a ödeme yapamam.
Sanırım bunun için ödeme yapmamı istiyorsun.
Sanırım bizim için yaptığı için Tom'a ödeme yapmayı önermeliyiz.
Tom onun için ödeme yapmadı.
Tom için ödeme yapmayacağım.
Burada Kontaktlos ile ödeme yapabilir miyim?
Ben bir geri ödeme talep ediyorum.
Dün ödeme aldım.
Sana ödeme yapamam.
Size ödeme yapıldı.
Sana kim ödeme yapıyor?
Geri ödeme zamanı.
Bana ödeme yapıyorsunuz.
Tom ön ödeme yaptı.
Bunun için ödeme alıyor musun?
Bana yeterince ödeme yapılmıyor.
Bana bunun için ödeme yapılmıyor.
Ben fakir bir öğrenciyim ve sana ödeme yapamam.
Tom'a yüklü ödeme yaparım.
Bunu yaptırmak için ödeme yaptım.
Bunun için ödeme yapmıyorum.
Bu defa ödeme sırası bende.
Çalışan bir adama yaşına göre değil maharetine göre ödeme yapılmalı.
Tom'a yaptığı tüm iş için ödeme yapılmadı.
Yeteneğine göre ödeme yapılacak.
Tom da ödeme yaptı mı?
Ödeme yapmak için kimin sırası?
Tom henüz Mary'ye ödeme yapmadı.
Onlar kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açıyorlar.
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.
Geri ödeme istedim.
Sana ödeme yapabilmemin başka bir yolu var mı?
O bana hala geri ödeme yapmadı.
Ödeme yapmayı kabul etmedi.
Ödeme sırası bende mi?
Onlara nerede ödeme yaptın?
Bunun için peşin mi yoksa çekle mi ödeme yapıyorsun?
Bakkal, manav, ekmekçi, sütçü ve başkalarına da ödeme yapmalıyım.
Ödeme yapmadan internetten müzik indirmenin yanlış olduğunu biliyorum ama ben yine de yapıyorum.
Bu ücretsiz, bunun için ödeme yapmak zorunda değilsiniz.
Size ne kadar ödeme yapacağımız, yeteneğinize bağlıdır.
Tom ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.
Ne kadar ödeme alacağından emin değilim.
Onlar bize çok iyi ödeme yapmadılar.
Bunun için ödeme yapamayacağım.
Onlar iyi ödeme yapan bir iş bulabileceklerini umuyorlar.
Ağacı kesmesi için birine ödeme yaptık.