Lernen Sie, wie man ödev in einem Türkisch Satz verwendet. Über 41 handverlesene Beispiele.
Öğretmenimiz bize çok ödev verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmen bize ödev verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük gruplar halinde ödev üzerinde çalışın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Jackson'ın verdiği ödev miktarı ile ilgili öğrencilerden gelen birçok şikâyetler olmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben ödev sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev gelecek Pazartesi teslim edilecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ödev benim için zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın için ödev nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim ve ben şu anda rusça ödev yapıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmenim genellikle çok ödev verir.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizce öğretmenimiz genellikle çok ödev verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev kolayca yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmenimiz bize çokça ödev verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev, düşündüğümden daha fazla vaktimi aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ödev çok uzun sürecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ödev fazla zaman gerektirecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız ödev yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev yapmak oldukça sıkıcı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev verilmedin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev yapmayı sever misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev yapıyor olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden ödev yapmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bize ödev verilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Müsaade edersen, ödev yapıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu eğlenceli bir ödev.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona verilen her ödev hakkında tartışır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize bugün ödev verilmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev yapmak için daha fazla vakit harcayan öğrenciler okulda daha iyi sonuçlara sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kesinlikle ödev yapmaktan daha eğlenceli.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat çoktan 2.30 oldu ama Maria hala masasında oturup ödev düzeltiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öğretmeninin ona çok fazla ödev verdiğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Televizyon seyrederken ödev yapar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev yapmayı sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Otobüste ödev yapmak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmenimiz bize çok ödev veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm hatalarını düzeltti. Ödev şimdi mükemmel.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu akşam yapman gereken ne kadar ödev var?
Translate from Türkisch to Englisch
Alberto ödev yapıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev yapıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmen ödev verecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödev ne kadar zor olursa, benim için o kadar uzun sürer.
Translate from Türkisch to Englisch