Lernen Sie, wie man öfkesi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 27 handverlesene Beispiele.
O, efendisinin öfkesi karşısında geri çekildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Cathy'nin öfkesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un öfkesi aniden alevlendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un öfkesi onların evliliğini yaraladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kontrol edilemez bir öfkesi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun öfkesi gerçekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un öfkesi yatıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un öfkesi düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun öfkesi anlaşılabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
İhtiyar adamın öfkesi yatıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un şiddetli bir öfkesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un korkunç bir öfkesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun öfkesi tamamen haklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kesinlikle öfkesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun öfkesi tamamen haklı.
Translate from Türkisch to Englisch
O onu aldattığını öğrendiğinde öfkesi bir kırılma noktasına ulaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun öfkesi anlaşılabilirdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkesi benim kontrolümden çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
ABD'de yol öfkesi ciddi bir sorundur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Tom'un öfkesi sadece bir savunma mekanizması; Yerinde olsam şahsen bunu kabul etmezdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Anne'in kızıl saçları ve ateşli bir öfkesi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin öfkesi seninle ilgili değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin öfkesi onun yargısını bulanıklaştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin öfkesi kaynama noktasına ulaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkesi evliliklerine zarar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Pedro, PlayStation'ınını kazayla bozduğumda küplere bindi. Öfkesi ancak yenisini alacağıma söz verdiğimde dindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Tom'un öfkesi sadece bir savunma mekanizması; yerinde olsam bunu kişisel algılamazdım.
Translate from Türkisch to Englisch