Lernen Sie, wie man öfkeyle in einem Türkisch Satz verwendet. Über 51 handverlesene Beispiele.
Aktris sözleşmesini öfkeyle yırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle telefonu kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Katile karşı öfkeyle doldurulduk.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona öfkeyle baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, öfkeyle kapıyı çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, öfkeyle odadan dışarı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan gelen mektubu öfkeyle yırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpekler zorla giren kişiye öfkeyle havladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O öfkeyle telefonu kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Üniversitedeyken öfkeyle rekabet ederdik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öfkeyle tepki gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle boğdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öfkeyle kapıyı kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye öfkeyle baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öfkeyle kapıyı çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öfkeyle Mary'nin mektubunu yırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öfkeyle odadan ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary öfkeyle birbirlerine baktılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Vücudu öfkeyle sarsıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle kalkan zararla oturur.
Translate from Türkisch to Englisch
Odadan öfkeyle dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Affet beni, öfkeyle konuştum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öfkeyle Mary'yi itti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi öfkeyle itti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, öfkeyle ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, öfkeyle odadan çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O ona öfkeyle baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hükme öfkeyle tepki gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, öfkeyle kapıyı kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ofisine öfkeyle girdi ve kapıyı çaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona öfkeyle baktık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öfkeyle bir sandalyeyi tekmeledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı kadın bana öfkeyle ve kuşkuyla baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mızrağını öfkeyle ayıya sallar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yumruklarını öfkeyle sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Düşman öfkeyle saldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle kızardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'den gelen mektubu öfkeyle yırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom odayı öfkeyle terk etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüketici grupları öfkeyle tepki gösterdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle başlayan her şey, utanmayla sona erer.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle kilitli kapıyı zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öfkeyle kilitli kapıyı zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle adamın ümüğüne yapıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle adamın gırtlağına yapıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un gözleri öfkeyle parladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kosovalı Sırp temsilciler öfkeyle tepki verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle geçen her dakika, mutluluğunuzdan çalınmış altmış saniyedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyle kalkan, zararla oturur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom rakip takım tarafından sürekli öldürülünce öfkeyle oyundan çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch