Lernen Sie, wie man ölümle in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.
Kömür sobasıyla uyumamanız gerek. Çünkü karbonmonoksit denen çok zehirli bir gaz yayar. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Jane doğal bir ölümle ölmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom doğal bir ölümle öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
O doğal olmayan bir ölümle öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Cinayet ölümle cezalandırılır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hüzünlü bir ölümle öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ölümle burun buruna geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölümle yüz yüze kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch
O suç ölümle cezalandırılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sık sık siyahı ölümle ilişkilendiririz.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar bazen ölümle uykuyu karşılaştırır.
Translate from Türkisch to Englisch
"Ölümle Randevu", Agatha Christie'nin bir polisiye romanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç günlüğüne hiçbir şey yememek veya içmemek ölümle sonuçlanabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerekirse ölümle yüzleşirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne vahşi, ne de evcil hayvanların ölümle ilgili herhangi önsezileri var gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Cinayet ölümle cezalandırılabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece babam huzurlu bir ölümle öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Amcam mutlu bir hayat yaşadı ve huzurlu bir ölümle öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ölümle ilgili bir cümle yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölümle sonuçlanan bıçaklama olayının kıvılcımı, kontrolden çıkan tartışmadan çıkmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir cerrah ayrılmaz arkadaşı olan ölümle birlikte yaşar - Ben onunla el ele yürüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir pusuda trajik bir ölümle karşılaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kahramanca bir ölümle öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
İntihar girişimi ölümle cezalandırılabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün trajediler ölümle biter.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami korkunç bir ölümle öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami trajik ve acılı bir ölümle hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçtiğimiz ayda 30'dan fazla manda öldü ve su seviyesi düştükçe daha çok ölümle tehdit ediliyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali ölümle dans ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğrulanmış on iki vakadan dördü ölümle sonuçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch