Lernen Sie, wie man ölüp in einem Türkisch Satz verwendet. Über 9 handverlesene Beispiele.
Benim ölüp ölmeyeceğimi merak ediyorsun değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar ölüp gittiler, beni terk ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kocası ölüp giderken büyük bir borç bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım erkenden ölüp gideceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom John'a ölüp yere düşene kadar ateş etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O ölüp gitmeden önce aşırı zenginliğe sahip olmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ölüp ölmediğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölüp mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Antik Yunan'da genç yaşta ölmek "güzel ölüm" olarak görülürdü, çünkü en güzel çağınızda ölüp hep o hâlinizle hatırlanmış oluyordunuz.
Translate from Türkisch to Englisch