Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "önceden"

Lernen Sie, wie man önceden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.
Translate from Türkisch to Englisch

O iki gün önceden vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden belirlenen doğum tarihinin akşamında suyum kesildi..
Translate from Türkisch to Englisch

Adam önceden olduğu gibi değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz de ona önceden diyebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz de ona önceden söyleyebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, habere heyecanlanmadığına göre, onu önceden biliyor olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz düşmanın nereden saldıracağını önceden tahmin ettik.
Translate from Türkisch to Englisch

O önceden ayarlanmış bir işti.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen yokluğunuzu önceden bana bildiriniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzgünüm, fakat önceden verilmiş sözüm var.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden kitabı okudun?
Translate from Türkisch to Englisch

Peygamberler yüzyıllar boyunca dünyanın sonunu önceden tahmin etmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tim'i bulamıyorum, o önceden gitti mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden rezervasyon yapmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Hegel'le aynı şekilde, Panovsky'nin diyalektik kavramı tarihe önceden belirlenmiş bir rotayı izlettirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Otel odamı üç hafta önceden ayırttım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana önceden bildireceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sorun olacağını önceden kestirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hafta sonu için Tom'un önceden planları var.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek sefer önceden telefon edin.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden sana söylenilecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun sorusunu önceden tahmin ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Size önceden bildireceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Postacı önceden geldi mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Biz önceden aperitif hazırladık.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada önceden bilet satıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Üzgünüm, ama yarın için daha önceden verilmiş bir randevum var.
Translate from Türkisch to Englisch

İşleri önceden hazırlayalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden akşam yemeğini yedin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden buralarda bir sürü ateş böceği olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitabı önceden okumuş olabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Otel rezervasyonlarını bir ay önceden yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden gerekli tüm hazırlıkları yapmadan kışın dağlara tırmanmamam gerektiğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden tüm hazırlıkları yapmadan kışın dağlara tırmanacak kadar aptal değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin yarışı kazanacağını önceden tahmin etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Biletini önceden almalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden telefon etmeliydin.
Translate from Türkisch to Englisch

Depremleri önceden bilmek imkansızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden rezervasyon yaptırsak iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden rezervasyon yaptırsan daha iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden burada bir şeyler vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitabı okumayı önceden bitirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlarla önceden hazırlıklar yapmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden telefonla aradım.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceden pişirilmiş yemekten nefret ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha önce gelen ve birlikte ana yemek salonunda önceden yemek yiyen birkaç diğer misafirin seslerini duyabiliyordum.

Mutluluğun en büyük sırlarından biri isteklerini azaltmak ve önceden sahip olduklarını sevmektir.

Bu yarışma önceden ayarlanmış.

Uçakta önceden yerlerinizi ayırttınız mı?

Önceden başardiğımız yarın başarabileceğimiz ve başarmak zorunda olduğumuz için bize ümit verir.

Sanırım önceden bir bilet aldın.

Onu Tom'la önceden tartıştım.

Sanırım Tom önceden biliyor.

Önceden çalışıp gelmeyin. Bilgilerinizin spontane olmadığı çok aşikâr.

Oyun çok önceden yazılmış.

Her zaman önceden bilir misin?

Seni önceden tahmin edebiliyorum.

Senin ne ima ettiğini önceden sezebiliyorum.

Düşündüklerini önceden bilebiliyorum.

Tom'un ofisindeki biriyle önceden konuştum.

Numaranı önceden Tom'a verdim.

"Ah yalan dünya" diye bir şarkımızın olduğunu çok önceden beri biliyorum.

Onun olacağını önceden tahmin edemedim.

Onu önceden gördüm.

Onu önceden okudum.

Onu önceden yaptım.

Hiç kimse geleceği önceden bilemez.

Çok önceden bazı şeylerin farkındaydım. Tabii ki atladığım ayrıntılar olmuştur.

Daha önceden bir yerde karşılaşmış mıydık?

Daha önceden bir yerde tanışmış mıydık?

Oyunlar önceden yazılmış biliyorum.

Eşim önceden belirlenmiş bunu da biliyorum.

İsimlerinizi bilemem ama yüzlerinizi daha önceden gördüğümü hatırlıyorum.

Bana çok önceden tuzak kurdunuz değil mi?

Allah bana izin vermese ben önceden olanları nasıl bilebilirdim?

Tom'un daha önceden bunun hakkında Mary ile konuştuğunu sandım.

Sizin düşüncelerinizi önceden tahmin edebiliyorum.

Seninle daha önceden tanışmıştım.

Sizinle daha önceden tanışmıştım.

Siz hiçbir zaman beni önceden kestiremeyeceksiniz.

Siz çok zekisiniz önceden sezersiniz her yaptığınız doğru olur, değil mi?

Önceden orada bulunduk.

Sizin ne düşündüğünüzü önceden seziyorum.

Daha önceden uçtun mu?

Daha önceden uçtunuz mu?

Önceden evimin arkasında büyük bir kiraz ağacı vardı.

Önceden neredelerdi?

Önceden babasına ait olan sıraya bakıyordu.

Kent tıpkı önceden olduğu gibiydi.

Onun ne zaman sinir krizi geçireceğini hiçbir zaman önceden kestiremezsin.

Önceden Boston'da yaşadığını biliyorum.

Önceden telefon etmeliydik ve bir masa ayırtmalıydık.

Önceden bunun ne kadarını biliyordunuz?

Tom odasını önceden temizledi mi?

Tom önceden yemek yedi mi?

Tom önceden riskleri biliyordu.

Tom büyük olasılıkla ev ödevini önceden bitirdi.

Önceden biletinizi aldınız mı?

Kimi işe alacağına önceden karar verdin mi?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch