Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "önceki"

Lernen Sie, wie man önceki in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Önceki gün orayı terk ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün seni striptiz kulübünde gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki hayatınızda kim olabileceğinizi öğrenmek için aşağıdaki formu doldurunuz.
Translate from Türkisch to Englisch

Boynun bir önceki yılda kalınlaştı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza, önceki gün oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Derin ve saygılı huşuyla şamdanı önceki yerine koydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben önceki gün bir kamera kaybettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla önceki gün tanıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza, önceki gün gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch

Endeks bir önceki aya göre % 4 yükseldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Endeks 120.5'e yükseldi, bir önceki aya göre %4 fazla.
Translate from Türkisch to Englisch

John o üç yıl önceki adam değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki kadar genç olmadığını unutma.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen yıl bir önceki işini kaybettiğinden beri, Tom bir iş aramaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom önceki taahhüdünden dolayı toplantıya katılamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom TV'yi evin önceki sahibinin çatıya monte ettiği antene bağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Açıkçası, daha önceki kadar iyi değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanıt, bir önceki ifadeye karşılık gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim önceki bir randevum var.
Translate from Türkisch to Englisch

Johnny, lütfen sondan bir önceki paragrafı oku.
Translate from Türkisch to Englisch

O, önceki kadar güçlü değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin önceki eşidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu fırtınadan önceki sessizliktir.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha önceki gibi aynı hatayı yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün oraya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün fırtınalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün arkadaşlarım beni görmeye geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha önceki evimiz İsveç'teydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim evin önceki sahipleri Liverpool'a taşındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gibi aynı cevabı verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün bir kamera kaybettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün bir fotoğraf makinesi kaybetmiştim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana önceki gece iyi uyuyup uyumadığımı sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

On yıl önceki kişi değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gece yoğun şekilde kar yağmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tasarım onun daha önceki çalışmasına benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün Londra'ya hareket etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün Amerika'ya hareket etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün Narita'ya vardım.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün aldığım kamerayı kaybettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki ifademi geri almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

On beş yıl önceki aynı aptal değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün onunla görüştüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün mektubunu aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim görüşümün temel noktasını önceki sayfalarda ifade ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer kahvaltı yapmazsanız, büyük olasılıkla sabah acıkırsınız ve işinizde önceki gibi verimli olmazsınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom önceki müşterilerimizden biri.

Birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu... sondan bir önceki, son.

Bundan önceki kaptanı neden terk ettiniz, bunu da anlamıyorum.

Sevgi paranın üstündedir. Sonraki önceki kadar çok mutluluk veremez.

Küçük erkek kardeşi önceki gün Şanghay'a gitti.

Bir önceki gün kız kardeşin ile tartıştım.

Tom'un bir önceki sözleşmesi vardı.

Tom Mary öldürülmeden önceki hafta silahının çalındığını iddia etti.

Bir önceki sözleşmem var.

O daha önceki haliyle aynı değil.

Tom sınavın önceki kadar kolay olacağını ummuyordu.

Shiritori oyunu senden önceki kişi tarafından konuşulan kelimenin son sesinin alınmasıyla ve sonra bir sonraki kişinin o sesle başlayan bir kelime aramasıyla oynanır.

Önceki gün Fransız cumhurbaşkanına resmi bir ziyaret yaptı.

Önceki gece partiden geç dönmeme rağmen sabah bir papatya kadar dinçtim.

Onu önceki gün gördüm.

Noktalama işaretinden önceki boşluğu sil.

Önceki gün onu yapacaktım.

Bence ben önceki hayatımda bir prensestim.

En ufak bir şüphe olmadan, rüya daha önceki hayattan bir hatıraydı.

Son örnek önceki gün yaşandı.

Tom önceki gün Mary'nin evinin yanından geçti.

Yeniden yap, daha önceki gibi.

Her şey tam anlamıyla önceki gibi.

Önceki cümle doğru.

Tom bana önceki gün neden burada olmadığını hiç söylemedi.

Bundan iki sene önceki adam değildi artık.

Siz de mi az önceki trenle geldiniz?

Tom önceki günden beri hiç uyumadı.

Yemek borusu, mideye ve mide asidine ulaşmadan önceki kısımdır.

Dün önceki öğretmenlerimden birine rastladım.

Üç yıl önceki aynı kişi değilim.

Dan Lind'nın önceki gece nerede olduğunu öğrenmek istiyordu.

Esperanto'da sondan bir önceki hece vurguludur.

"Ne zaman döndün?" "Ben önceki gün geri döndüm."

Bir önceki treni yakalamaya çalışmak isteyebilirsin.

Daha önceki erkek arkadaşın Tom bu öğleden sonra ziyaret etmek için geldi.

Bunu tam daha önceki gibi yapacağız.

Tom üç yıl önceki aynı adam değil.

Esperantoda, sonuncusundan önceki hece daima vurgulanır.

Esperantoda sonuncudan bir önceki hece her zaman vurgulanır.

Dan, Linda'nın önceki gece eve gelmediğini söyledi.

Önceki ay çok yağışlıydı.

Onun en son müzik parçaları sadece onun daha önceki çalışmasının varyasyonlarıdır.

Tam Tom'un otuz yıl önceki hali gibisin.

İlişkimiz asla önceki gibi olmayacak.

Onun küçük kızı önceki durumlarda çok daha iyi davranmıştı.

Önceki kiracılar, mekanı darmadağın bırakmış.

O ölmeden önceki gece Tom'un evine gittim.

Noel'den önceki ay mağazalar için yılın çok meşgul zamanıdır.

O bana önceki gün aldığı kamerayı gösterdi.

Öğrenci kitabı sınavdan önceki gece okudu.

Ben sadece önceki öğrencilerimden biriyle karşılaştım.

Onunla önceki gün buluştum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch