Lernen Sie, wie man önlem in einem Türkisch Satz verwendet. Über 26 handverlesene Beispiele.
Trafik kazalarına karşı önlem almamız gerek.
Translate from Türkisch to Englisch
Muvaffakiyetsizleştirici etkenlere karşı mutlaka önlem alınması gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yazım hatalarına karşı önlem almalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların sınırlarımıza dayanmasından korktun ve kendince böyle bir önlem aldın değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir önlem.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhangi bir önlem almadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tuzakları görmek ve elbette önlem almak lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
İş işten geçtikten sonra önlem almak için çok geç.
Translate from Türkisch to Englisch
O mantıklı bir önlem gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer durum düzelmezse, önlem almak zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Erken uyarılan erken önlem alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Enflasyonun başka dönemini önlemek için bir önlem olarak, bizim hükümet faiz oranlarını yükseltti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı durumlarda, meme ameliyatı koruyucu bir ameliyattır- meme kanseri riski yüksek olduğu düşünülenler tarafından alınan bir önlem.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz önlem almak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Her önlem alınıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
El yıkama genellikle enfeksiyonun yayılmasının önlenmesinde en önemli önlem olduğu düşünülmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Fazladan bir önlem olarak, Fadıl evinin dışına güvenlik kameraları yerleştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hava artık kararmıştı, bu yüzden önlem olarak çok yavaş sürdüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten, Samsun ve yöresinde Rum çetelerinin Müslüman halka saldırması ve öteden beri araçsız bırakılmış olan bu bölge yöneticilerinin yabancı devletlerin işe karışmaları yüzünden hiçbir önlem alamaması, durumu güçleştirmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Barellerin çelik olması ve rozet takılarak güçlendirilmesi hırsızlara karşı basit ama caydırıcı bir önlem.
Translate from Türkisch to Englisch
Eskiden oto teyp hırsızlığı oldukça yaygındı. Birçok kişi arabayı park edip eve dönerken önlem amacıyla teybi de söküp yanında getirirdi. Çünkü hırsızlık durumunda sadece teyp gitmiyor, arabanın kapı ve camında ilave masraflar da çıkıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dilerseniz koruyucu önlem olarak yağ değişimi yapalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bankalar kurdaki yüksek oynaklığa önlem olarak makas aralığını genişletiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm şu anda mevcut olmayan fonksiyonlar için kural şudur ki, ya uygulamaya kadar çok uzun bir yol vardır ya da hiç gerçekleşmez. Az sayıda geliştirici var, düzeltilecek çok şey var ve her önlem ne kadar uygun olursa olsun, görüşler her zaman farklılık gösterir, bu nedenle çok fazla tartışılır, ancak genellikle hiçbir sonuç alınmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu anda mevcut olmayan tüm işlevler için genel bir kural olarak, uygulamaya geçmek için ya çok uzun bir yol alınması gerekiyor ya da hiç uygulanmıyor. Çok az geliştirici varken, çözülmesi gereken çok şey var ve her bir önlem ne kadar uygun olursa olsun, fikirler her zaman farklılık gösterdiği için, birçok tartışma yaşanıyor ve sıklıkla hiçbir şey ortaya çıkmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Önlem almak, tedavi etmekten daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch