Lernen Sie, wie man ördek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 35 handverlesene Beispiele.
Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir ördek gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ablam kaz ve ördek arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ördek avına gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ördek avına gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç ördek gibi yürüdün mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Çirkin ördek yavrusu zarif bir kuğu oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ördek satın almak istiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Ördek vakvak eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Ördek vakvaklar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ördek vakvak diye ses çıkarır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ertesi sabah Beyaz Ördek, yavrularını arayarak göletin etrafında dolandı durdu; isimleriyle seslendi, aradı taradı ama onlara dair hiçbir ize rastlayamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük ördek yavrusu yüzebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Lastik ördek nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Dedem ördek yetiştirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zamanlar bir ördek öldürdüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu görüntü ya bir ördek gibi ya da bir tavşan gibi görülebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ördek "Vak, vak" dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük bir ada üzerindeki bir göletin ortasında şirin bir ördek evidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ördek, beşinci gününde hala hayatta idi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün ördek yavrularım gölde yüzüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir çocuk olarak gerçekten çirkin bir ördek yavrusuydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen hafta sonu ördek avına gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami geçen hafta sonu ördek avlamaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom birkaç hafta sonu önce ördek avına çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçen ay ördek avlamaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ördek, "Vak, vak!" dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçen hafta sonu arkadaşlarıyla birlikte ördek avına gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
O ördek suratını yapmayı bırak!
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gömleğinde bir ördek var.
Translate from Türkisch to Englisch
Gömleğinde ördek var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ördek!
Translate from Türkisch to Englisch
Ali çocukken ördek gibi paytak paytak yürürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Masamda bazen teknik destek istediğim bir lastik ördek var. Elbette cevap veremez, ancak sorunu açıklama süreci genellikle bir çözüm bulmama yardımcı olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gölette hiç ördek gördünüz mü?
Translate from Türkisch to Englisch