Lernen Sie, wie man örnek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O acayip hayvanları sever, örnek olarak yılan gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
354618 no'lu örnek cümle, Tatoeba web sitesinde birçok karışıklık yarattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir: Bana bir örnek verebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bana başka bir örnek gösterin.
Translate from Türkisch to Englisch
Niçin onların şikâyet ettikleri sadece benim? Onlar sadece beni örnek veriyorlar ve beni bir günah keçisi olarak kullanıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tatoeba.org da çevrimiçi bulunabilen, Tatoeba Projesi birçok dile çevrilmiş örnek cümlelerden oluşan büyük bir veritabanı oluşturma üzerinde çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir örnek göster.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir örnek ver.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana bir örnek verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir örnek daha ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir örnek daha göster.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen kötü bir örnek oldun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana başka bir örnek gösterin lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana farklı bir örnek ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok insan sizi örnek alıyor. Onları hayal kırıklığına uğratmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
O, mükemmel şöhretiyle örnek alınacak bir kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden ben onların tek şikayet ettiğiyim?Onlar sadece benim üzerimden örnek veriyor ve beni günah keçisi olarak kullanıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Adamı örnek bir beyefendi olarak tanımladı.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi örnek cümleler yazmak o kadar kolaydır ki bir sürü kötü olanlardan kurtulma sürecinde birkaç iyi cümleyi kazara iptal etsek bile, sanırım çok sayıda iptal yaparak bu korpusun kalitesini şiddetle geliştirebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Başkan Barack Obama Orta Doğuda ve başka yerde demokrasileri isteyenler için örnek olarak Polonya'yı övdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir örnek vermeme izin ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendi değerimi biliyorum beni örnek almak isteyen varsa alsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Pek örnek alınacak birisi olmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğerleri için örnek olmalısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Sana birkaç örnek verebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun olduğunu inkar etmiyorum ama bir örnek delil sayılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize bir örnek verebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Ölümün bir örnek teşkil edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Yorumunun ikinci kısmının büyük bir örnek cümle olacağını düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen herkese kötü örnek oldun, çünkü şerefini kaybettin.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç örnek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Günde kaç örnek ekleyebilirsin?
Translate from Türkisch to Englisch
Diğer mahkumlara örnek olması için Tom'u öldürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelişmeden kaçınılmaz fakat çocuklarımıza iyi örnek olmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Çoğu hayvan, örnek olarak kaplan gibi, et yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Örnek olarak, kuşlar özel bir korunma sistemine sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklarına iyi örnek göstermelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kötü bir örnek.
Translate from Türkisch to Englisch
Örnek bir cümle ekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Son örnek önceki gün yaşandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tatoeba'ya birçok dilde örnek ekliyorum.
Size bir örnek vereyim.
İşleri nasıl değiştirebileceğimiz hakkında birkaç örnek verdi.
Bana başka bir örnek verebilir misiniz?
Örnek ver!
Seni her yönden örnek almaya çalıştığımı biliyorsun.
İyi bir cümle mutlaka iyi bir örnek cümle değildir.
Bana bir örnek verebilir misin?
Ücretsiz bir örnek ister misin?
Bir örnek almak istersen, lütfen bize bildir.
O kaza dikkatli olmadığın zaman olacak şeye çok iyi bir örnek.
Bize bir örnek ver.
Genç üvey erkek kardeşi için örnek insan oldu.
O bütün gece örnek cümleler yazdı.
Tom örnek bir iş yapıyor.
Meryem her zaman örnek bir öğrenci oldu.
Tom her zaman bir örnek öğrenci olmuştur.
Bir örnek bulmak kolay.
Onun örnek bir insan olduğu söylenemez.
Örnek bir kullanım gösterin lütfen.
Ne demek istediğine dair bana bir örnek ver.
Size bir örnek göstereyim.
İşte bir örnek.
Özel bir örnek çalışalım.
Ben bir örnek oluşturursam, onu benim için düzeltir misin?
Ebeveynler çocukları için örnek alınan kimseler olmalı.
Çocuklarına iyi bir örnek vermelisin.
Çocuklarınıza iyi bir örnek vermelisiniz.
Bu açıkçası kötü bir örnek.
Bazı Almanca kelimelerin telaffuz edilmesi İngilizce konuşan biri için son derece zordur. Örnek olarak: "Streichholzschächtelchen".
Tom Mary'den başka bir örnek vermesini istedi.
Lütfen bir örnek ver.
Bu örnek bir cümledir.
Bu örnek cümle silindi.
Tüm gün örnek cümleler yazdı.
O en iyi örnek değil.
Bu senin için bir örnek olsun.
Sana bir örnek daha vereyim.
İyi bir örnek oluşturmak zorundaydım.
Sana bir örnek vereyim.
Sadece bir tek örnek verdi.
Bir örnek buna açıklık getirmeli.
Tom bir örnek öğrenci.
Çocuklar örnek alarak öğrenirler.
İşte birkaç örnek.
Çok sayıda örnek verilebilir.
Onlar örnek değil.
Kötü bir örnek verdin.
Bu, harika bir örnek.
Bu açıkça kötü bir örnek.
Bana bir örnek ver. Anlamıyorum.
Uygun bir örnek düşünemiyorum.
Aileler çocuklarına örnek ile kibarlığı öğretmeli.
Tatoeba'ya bir milyon örnek eklediğin doğru mu?
Bilgisayarımda böyle yüzlerce örnek var.
Bize bir örnek verebilir misin, lütfen?
Ben tortul kayaçların sadece iki örnek düşünebilirim.
Örnek cümleyi silme.
Onu kendine örnek alma.
Örnek yeterince saf değil.