Lernen Sie, wie man ötede in einem Türkisch Satz verwendet. Über 40 handverlesene Beispiele.
Ben, kıyıdan yaklaşık bir mil ötede bir balıkçı teknesi gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir blok ötede yaşıyor ve onun adı Susan.
Translate from Türkisch to Englisch
Evim beş sokak ötede.
Translate from Türkisch to Englisch
Buradan birkaç blok ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Postaneden üç kapı ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un evi buradan sadece üç sokak ötede.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bizden üç masa ötede oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç blok ötede yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom barda Mary'den üç tabure ötede oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom barda üç tabure ötede oturuyordu, bira içiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ötede küçük bir ada gördük.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom buradan birkaç blok ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık 8 km ötede.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece birkaç blok ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'den birkaç blok ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece birkaç blok ötede kalıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çeyrek kilometre ötede bile bomba sesi duyuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bizden bir blok ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece yaşadığım yerden bir blok ötede Boston'da tam burada yaşadığına inanamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan Linda'nın evinden birkaç blok ötede yaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Buradan sadece iki adım ötede yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Buradan iki blok ötede.
Translate from Türkisch to Englisch
Otuz kilometre ötede bulunuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom buradan sadece birkaç blok ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom senden bir blok ötede.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bir metre ötede bekleyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla birkaç mil ötede yaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami buradan yaklaşık bir blok ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom buradan yaklaşık üç blok ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tren istasyonundan yaklaşık üç blog ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin arabası, evden millerce ötede terk edilmiş bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin arabası, evinden millerce ötede terk edilmiş bırakıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'nın arabasını birkaç blok ötede park etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom buradan üç blok ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
10 metre ötede parti var, bende yaşama sevinci yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami bir blok ötede oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Otuzbirini az ötede çek.
Translate from Türkisch to Englisch
Postane liseden yaklaşık üç mil ötede.
Translate from Türkisch to Englisch
Evimden iki blok ötede yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benden sadece birkaç metre ötede dayanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch