Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "öyleyse"

Lernen Sie, wie man öyleyse in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse onu görmediğine inanamam.
Translate from Türkisch to Englisch

Oh evet,haklısın.Pekala,bu senin ekonomik olan alışveriş şeklin öyleyse.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşım olmak istiyorsan, öyleyse arkadaşımın arkadaşı da olursun.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse ne yapmalı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tanrı dünyamızda yoksa, öyleyse Tanrı'yı kendi ellerimle yaratacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sözleşme çantada, öyleyse kutlamak için dışarı çıkalım.
Translate from Türkisch to Englisch

İzlandaca bir cümlenin İngilizce çeviri varsa, ve İngilizce cümlenin Savahili dilinde bir çevirisi varsa, öyleyse dolaylı olarak, bu, İzlandaca cümle için bir Savahili çeviri sağlayacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse daha sonra tekrar geleceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer anlıyorsan, öyleyse onu doğru dürüst yap.
Translate from Türkisch to Englisch

"Kötü bir öğretmene sahip olmak sizi rahatsız ediyor olmalı." "Ben de aptalım. Öyleyse, tamam. "
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çözüm yoksa, öyleyse hiçbir sorun yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse bir sorun var...
Translate from Türkisch to Englisch

Gelenek, öyleyse, insan yaşamının büyük bir rehberidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse sadece bu kartı doldurmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer kardio yaptığında terlemiyorsan, öyleyse onu yeterince sıkı yapmıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaptığını sandığım başarı türünü elde etmek istiyorsan, öyleyse daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu sana sır olarak söyledim, öyleyse niçin Jane'e ondan bahsettin?
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse vazgeçiyorsun, doğru mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Tüketiyorum, öyleyse varım.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse? Gelecek misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse acele etsek iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi değilse, öyleyse ne zaman?
Translate from Türkisch to Englisch

Düşünüyorum, öyleyse Tanrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşünüyorum, öyleyse varım.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşünmüyorum; öyleyse yokum.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse onun hakkında ona yarın soracağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabası burada değil; öyleyse gitmiş olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer bir hata görürsen, öyleyse lütfen onu düzelt.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse, başlayalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse onu seviyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Eşiniz bir politikacı ise, öyleyse muhtemelen sizin adınız da zaman zaman gazetede görünecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse ne istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse niçin durdun?
Translate from Türkisch to Englisch

Nihai terfinizi aldığınız zaman, nihai alışverişinizi yaptığınız zaman, mükemmel evinizi satın aldığınız zaman, birikim yapıp maddi güvencenizi sağladığınız zaman ve başarı merdivenlerinin basamaklarına tırmanıp gelebileceğiniz en yüksek noktaya geldiğinizde heyecanınız da kaybolur ve kaybolacaktır. Peki ya sonra ne olacak? Yolun sonunu görebilmek için daha ne kadar çaba sarf etmek zorundasınız? Eminim anlıyorsunuzdur; hiçbir zaman yeterli olmayacak. Öyleyse kendinize şu soruyu sormak zorundasınız: Önemli olan nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Öyleyse yeni hikayeyi kime anlattı?

Bizim hepimiz Fransızca konuşabilir, öyleyse Fransızca konuşalım.

Hoş olmayan bir şey olacağını biliyorsan, örneğin dişçiye gideceğini, ya da Fransa'ya, öyleyse bu iyi değil.

Öyleyse ben de dosya biçimini değiştirmeyi deneyeceğim.

Eğer öyleyse hiç de sorun olmamalı, değil mi?

Öyleyse kim?

Öyleyse sorun ne?

Onlar düşünmüyor, öyleyse yoklar.

Öyleyse, bu arada ne yaparız?

Öyleyse, bu konuda ne düşünüyorsun?

Öyleyse, sen ne düşünüyorsun?

Öyleyse, benimle çıkacak mısın?

Karbonhidratlar bu kadar kötüyse, öyleyse Japonlar çok pirinç yemelerine rağmen neden zayıflar?

O senin erkek arkadaşın değilse, öyleyse neden onunla uyuyorsun.

Eğer seyahat sigortasını göze alamıyorsanız öyleyse seyahat yapmayı göze alamazsınız.

Beni yeterince çekici bulmuyorsan, öyleyse sadece öyle söyle.

Beni çekici bulmuyorsan öyleyse sadece böyle söyle.

Hayat bir kaltak, öyleyse sen ölürsün.

Öyleyse senin sorunun ne?

Öyleyse savaşlar neden oluyor?

Öyleyse, birisinin hatasını düzeltmekte geç kalmak diye bir şey yoktur.

İstediğim şeyler hiç zamanında olmuyor. Öyleyse, sizinkiler neden zamanında olsun?

Öyleyse bana neden çene yapıyor?

Öyleyse yapalım.

Öyleyse o pişmanlıktan intihar etti.

Öyleyse bir sorunumuz var.

Öyleyse başlayalım.

Öyleyse, niye dönmüyorsun?

Öyleyse yarın görüşürüz!

Koşmak istiyorsan, öyleyse koş.

Gitmek istiyorsan, öyleyse git.

Eğer gitmek istersen, öyleyse şimdi git.

Beni öpmek istersen, öyleyse beni öp.

Peki, öyleyse, yapmamı istiyorsan onu yaparım.

Oturmak istiyorsan öyleyse git ve otur.

Eğer öyleyse, bu konuda ne yapabiliriz? Bir teklif yapmak ister misin?

Gitmek istiyorsan, öyleyse git. İstemiyorsan, önemli değil.

Eğer benden gerçekten nefret ediyorsan, öyleyse seni affedemem.

"Öyleyse onun sana bütün mektupları ezbere yazdığını biliyorsun." "Hepsini mi!"

Öyleyse neden sadece gitmiyorsun?

Öyleyse seni rahatsız etmek yerine sudoku oynayacağım.

Kilo vermek istiyorsan, öyleyse yapacak en iyi şey düzgün yemek ve çok egzersiz yapmak.

"Bulaşıkları yıkayacağım." "Tamam, öyleyse ben kurulayacağım."

Onun yaşını göz önüne alırsak, öyleyse onu icraatları için suçlayamazsın.

Öyleyse neden onu onlara söylemiyorsun?

Öyleyse neden onu ona söylemiyorsun?

Öyleyse yarın ne yapacağım?

Eğer bir şey bir elmaysa, öyleyse o ya kırmızıdır ya da yeşildir ya da muhtemelen her ikisi.

Bunu Tom yapmadıysa, öyleyse kim yaptı?

"Tak tak, evde kimse var mı?" "Defol git!" "Seni duyamıyorum." "Tamam, ne var" "Kendimi tanıtmama izin ver.Ben Geronimo Stilton." "Ne istiyorsun?" "Ekselansları, Krallığınızdan geçmeme izin verin böylece ben-" "Reddedildi." "Ama-" "Eğer gerçek bir savaşçı değilsen." "İnan bana şövalye değilim." "Öyleyse hiç kılıcın yok? "Bir tane bile yok." " Şövalye değilim." "Triforce parçası için ne diyeceksin?" "Şövalye değilim!" "Senin web sitende bulduğum bu resimde bir şövalyeye benziyorsun." "Şövalye değilim!" "Hadi defol git." "Ama... Tamam."

Eğer Tom hâlâ evin içindeyse öyleyse o muhtemelen güvendedir.

Eğer Tom bana söyleyemezse, öyleyse hiç kimse söyleyemez.

Öyleyse bana neye karar verdiğini söyle.

Pekala, bunu sen yapmadıysan, öyleyse kim yaptı?

Öyleyse, başka ne yeni?

Ben bile bunu yapamıyorsam, öyleyse senin yapabileceğini sana düşündüren ne?

Güzel kadınlar genç ölür- ya da öylesine demişler. Eğer öyleyse benim karım uzun bir hayat yaşayacak.

Öyleyse, neden paraya ihtiyacın var?

Tom'un bana söylediği doğruysa, öyleyse hakkında endişe edecek bir şey yok.

"Ben de ölüyüm." "Ölü müsün?" "Öyleyse, pencerede ne yapıyorsun?"

Sen meşgul bir adamsın öyleyse saatimi ayarlayacağım.

Öyleyse Tom'a da sor.

Öyleyse o ne anlama geliyor?

Öyleyse Tom, sen ne düşünüyorsun?

Öyleyse ben Paris'teyken bu oldu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch