Lernen Sie, wie man öz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 37 handverlesene Beispiele.
Profesörler, her şeyi detaylı bir şekilde açıklamalılar, kısa ve öz olmamalılar ve her zaman öğrencilere eve gitmelerini ve kitaplarını okumalarını söylemeliler.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısa ve öz bir açıklamaya ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
En mutlu kadınların, en mutlu uluslar gibi, bir öz geçmişi yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben senin öz ablanım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısa ve öz olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok etkileyici bir öz geçmişin var.
Translate from Türkisch to Englisch
Mümkün olduğu kadar kısa ve öz olmaya çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bende hayal kırıklığına uğradın peki ya öz çocuklarında?
Translate from Türkisch to Englisch
Gelişelim derken kendi öz kültürümüzü yitirdik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un üvey anne ve babası, öz anne ve babasına göre ona daha kibarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un öz güveni yüksektir.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim öz kızım gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, benim öz çocuğum gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Öz ağabeyinden nefret etmeni istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen mümkün olduğu kadar kısa ve öz olmaya çalış.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen mümkün olduğu kadar kısa ve öz ol.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un öz güveni, patronu iş arkadaşlarının yanında kendisini haşlayınca kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen ekli öz geçmişimi bul.
Translate from Türkisch to Englisch
Espri anlayışı, düşük öz saygısının bir göstergesi olarak, kendini aşağılamak üzerine kuruluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Öz bakımda eksiklik bir depresyon belirtisi olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim hiç öz saygım yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Öz yaşam öyküsünde, defalarca mutsuz okul günlerinden bahsediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Öz güven eksikliğimiz yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Kauçuk, kauçuk ağacının öz suyundan imal edilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Az ve öz konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami öz disiplin ile ilgili sorunlar yaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin öz geçmişin etkileyici.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, kralın öz oğlu ve tahtın gerçek vârisidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'ye bir öz güven gelmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
İki öz, üç evlatlık çocuğumuz var.
Translate from Türkisch to Englisch
O öz kardeşini gözünü kırpmadan öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendi öz kardeşinin canına kıyarken bir saniye tereddüt etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısa ve öz bir konuşma yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali, Öz Türkçecidir.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanın hoşça vakit geçirebileceği az ama öz birkaç arkadaşı olması güzel.
Translate from Türkisch to Englisch
Proje tamamen kendi öz kaynaklarımızla geliştirildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu YouTube kanalı kısa ve öz videolarıyla iyi kafa açıyor.
Translate from Türkisch to Englisch