Lernen Sie, wie man özür in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Özür diledim fakat o zaman bile benimle konuşmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan özür dilemek için Susan'ı aradım fakat o, telefonu yüzüme kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu işle ilgili daha iyi bir referans veremeyeceğim için özür dilerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Rahatsız ettiğim için özür dilerim ama arabam bozuk, yardım edebilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Özür dilemekten başka yapacak bir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Özür dileme.
Translate from Türkisch to Englisch
Napoli belediye başkanı, saldırıya uğradıktan kısa bir süre sonra yerel halk tarafından dövülen bir Amerikalı turistten özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Söylediğim için özür dilemek zorunda değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaptıklarımdan dolayı özür dilerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kabalığın için özür dilemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
O niçin bir özür gerektiriyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir özür istemiyorum. Ben bir açıklama istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İnan bana, o özür işe yaramayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben ondan özür dilemen gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım ondan özür dilemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan özür dilemelisin. ve derhal.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan özür dilemelisin ve bunu derhal yapmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sizden özür dilemeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tamam. Özür dilerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam ayağıma bastığı için özür bile dilemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha sonra, Chris utandı ve özür diledi ve Beth onu bağışladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin John'a özür dilemesi gerektiğini düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin yapacağını söylediğini yapmadığı için John'a özür dilemesi gerektiğini düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ondan özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'den özür dilemeliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Zamanında gelmediği için Tom Mary'ye özür dilemelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun annesine karşı çok kaba olduğu için, Tom Mary'den özür dilemeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'yi ona özür dilemek için aradı fakat o onun yüzüne kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendisinden bekleneni yapmadığı için Mary'ye özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye oğlunun kabalığı için özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye oğlunun terbiyesiz düşünceleri için özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye geç kaldığı için özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yanlışlıkla ayağına bastığı için Mary'den özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha kısa sürede Mary'ye söylemediği için özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hata için özür diliyor ve bunu tekrar olmayacağına söz veriyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary'den özür dilemesi gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir özür borçludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Böylesine geç bir saatte geldiğim için özür dilerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer o onun önemli olduğunu düşünseydi, Tom Mary'ye özür dilerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin yazılı bir özür sunmak zorunda olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un özür dilemek için çok fırsatı vardı, ama bunu yapmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un özür dilemesi gerekmez. O yanlış bir şey yapmadı.
Tom kesinlikle Mary'ye bir özür borçlu.
Tom söyledikleri için özür diledi.
Tom oğlunun kaba davranışı için özür diledi.
O, ayağıma bastığı için benden özür diledi.
Kestiğim için özür dilerim.
O, gelmediği için özür diledi.
Tom fabrikadaki patlama için kurbanların ailelerine özür diledi.
Tom, yaptığı için özür diledi.
Mary özür dilemeyecek kadar çok inatçı.
Ann'e özür dilemeliyim.
Tom Mary'ye özür dilemek zorunda değil.
Özür dilerim.
O bir özür diledi.
Özür dilemelisin.
Öyle kaba olduğum için özür dilerim.
Yeterince özür dileyemiyorum.
Geç kaldığım için özür dilerim.
Ona özür dilemelisin.
Özür dilemek büyük bir erdemdir.
Söylediğim için özür dilerim.
Özür dilemeye gerek yok.
Sözlerim seni incittiyse özür dilerim.
Gecikme için özür dilemeliyim.
Geç cevap için özür dilerim.
Özür dilerim, kim arıyor?
Özür dilemek için şimdi çok geç.
Duygularını incittiysem, özür dilerim.
Geç kaldığı için ona özür diledi.
O, onu gücendirdiği için özür diledi.
O, onunla yüz yüze geldi ve bir özür talep etti.
Ayağıma bastığı için benden özür diledi.
Mektubunu yanlışlıkla açtığım için özür dilerim.
Sanırım ona özür dilememin zamanıdır.
O, kabalığı için özür diledi fakat o onu affetmedi.
Özür dilemek zorundayım.
Ben ona özür dilemeliyim.
Niçin size özür dilemeliyim?
Sizi aldattığım için özür dilerim.
Geç kaldığı için özür diledi.
Geç kaldığı için bizden özür diledi.
Gecikmeden dolayı hepinizden özür dilerim.
Geç kaldığı için ondan özür diledi.
Onun davranışları için şimdiden özür dilerim.
Ondan özür dilemeliydin.
Kabalığı için benden özür diledi.
Söylediğin için özür dilemelisin.
Onun için ondan özür dilemelisin.
Geçen gün için özür dilemek istiyorum.
Her zaman bizzat özür dilemelisin.
Özür dilemem için bir neden yok.
Onu gördüğünde özür dilemek zorundasın.
Hemen cevap vermediğim için özür dilerim.
Bazı insanlar özür dilemekte zorluk çekerler.
Geç kaldığım için bolca özür diledim.
Size daha önce yazmadığım için özür dilerim.
Geç geldiğin için ondan özür dilemelisin.
Ona kaba davrandığın için özür dilemelisin.
Tom'un Mary'den özür dilemeye niyeti yok.