Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "özgü"

Lernen Sie, wie man özgü in einem Türkisch Satz verwendet. Über 25 handverlesene Beispiele.

Yıl sonu hediyeleri gönderme Japonya'ya özgü geleneklerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, Japonya'ya özgü bir gelenektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hata yapmak insana özgü ama minimum hatayla yaşamak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bundan daha kendine özgü olmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

"Pad See Ew", Tayland mutfağına özgü, düz ve geniş kesimli bir pirinç makarnasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağız ve burun yapınız, sesinizin kendine özgü niteliğini verir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadına yönelik koca ve oğul baskısı, sadece bize özgü değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, çocuğa özgü bir oyun.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kendine özgü bir düşünme tarzı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Koala Avustralya'ya özgü bir hayvandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, bu ülkeye özgü bir bitkidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sütün kendine özgü bir kokusu vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Her ulusun kendine özgü bir karakteri vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gerçekten Noele özgü hissediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami mekanı kendine özgü tarzıyla süsledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'nın kendine özgü birçok özelliği vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehir hayatının kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu Boston'a özgü bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelenekleri ve kültürleri de kendilerine özgü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sorun Balkanlar'a özgü de değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bitki Avustralya'ya özgü.
Translate from Türkisch to Englisch

Belki Amerika'ya özgü bir şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch

Belki de Amerikalılara özgü bir şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch

Her dilin kendine özgü tuhaflıkları vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dil öğrenmek için kendine özgü bir yöntem kullanıyor. Bugüne kadar bu yöntemi kullanan başka birini görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch