Lernen Sie, wie man özgür in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Tüm insanlar özgür, değer ve hak bakımından eşit olarak doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler. Birbirlerine karşı kardeşlik düşünceleriyle davranmalıdırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika kendisinin dünyanın en özgür ülkesi olduğunu sanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlılar, Usenet günlerinde internetin daha özgür olduğunu iddia edebilirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz oy hakkına sahip özgür vatandaşlarız.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi özgür demokrasi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne Musevi, ne de musevi olmayan, ne köle ne de özgür vardır, ne erkek ne de dişi vardır, zira Mesih İsa'da hepiniz birsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben özgür bir insanım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaybedecek bir şöhretin yoksa,özgür bir şekilde yaşarsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben daha özgür olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Rusya'daki gazeteciler özgür değil, bağımsız değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşu kafesten özgür bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
1975 te, Angola özgür bir ülke oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar birbirlerine ve ülkesine zarar vermediği sürece neye inanmak istiyorsa ona inanmakta özgür olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ülkede kendimi özgür hissetmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben özgür olmak için yaratıldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden beni özgür bırakmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Neden özgür düşüncenin önünü açıp insanların yaratıcılıklarını desteklemiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok özgür.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse özgür değilse ve ben hayatımı şekillendiremiyorsam bu hayattan nasıl bir mutluluk beklerim?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben özgür değilsem hayat yaşanmaya değer mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Özgür olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu özgür.
Translate from Türkisch to Englisch
Özgür olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Özgür bir hayatım hiç olmadı ne kadar acı.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar doğarlar ve haklar bakımından özgür ve eşit kalırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimseyi kırmadığım sürece canım ne yapmak isterse onu yapmakta özgür değil miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom özgür.
Translate from Türkisch to Englisch
Apartmanında tek başına olduğunda, bağımsız hissedersin. Odanda tek başına olduğunda, özgür hissedersin. Yatağında tek başına olduğunda, yalnız hissedersin.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarım yıl evvel o, kendini bir kuş gibi özgür hissediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bireyin hakları özgür bir toplumda en önemli haklardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika Birleşik Devletleri, kendisini dünyanın en özgür ülkesi olarak hayal ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni özgür bırak artık.
Translate from Türkisch to Englisch
O, akıllı ve özgür bir kız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece özgür insanlar mutlu olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Özgür bireyler yetiştirmekle ahlaksızlığı birbirine karıştırmamalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Özgür olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Para insana özgürlük veriyor, yani paran kadar özgür oluyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Konuşmaya özgür müsün?
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza hakkında sana anlatmakta özgür değilim.
Hâlâ özgür.
Kendini özgür bırakabildiğine inanıyorum.
Tom, kendi özgür iradesiyle karar verecek durumda değildi.
Herkes gitmek için özgür.
Henüz özgür değiliz.
Özgür olmak zorundayım.
Burası özgür bir ülke.
Ne olasılık ne de özgür irade var.
Kültür bir insanı özgür yapar.
Gitmekte özgür müyüm?
Özgür yaşa veya öl.
Ben özgür olmak istedim.
Biz özgür değiliz.
Diğer ülkeler benim özgür ülkemden bir şey öğrenebilsinler diye ülkem için özgürlük istiyorum.
Demokrasi tüm özgür ülkelerin temelidir.
Hiç kimse gerçekten özgür değildir, çünkü bağımsızlıklarının kölesi olan insanlar var.
Özgür irade sorunu din için bir dikenli bir bilmece.
Özgür olmadığımı söylemedim.
Sadece özgür olmak istiyorum.
Özgür ruhlu birisiyim.
Yarın gece özgür müsün?
Bu gece özgür olacağım.
Çalışmak özgür kılar.
Özgür birisin ve burada kimsenin senin hareketlerini kontrol etmeye hakkı yok.
Mahkumlar tekrar özgür olmaktan memnundular.
Almanya özgür bir ülkedir.
Özgür Filistin!
Gerçek seni özgür bırakacak.
Ben özgür bir adamım, Dan.
Kendimi özgür hissetmiyorum!
Almanca konuşmak için kendini özgür hisset.
Tom özgür olmayı hak ediyor.
Orta Çağ'da onur, özgür insanların ve de Hristiyanların hayatının temelini oluşturuyordu.
Özgür bir ruhum var.
Özgür bir basın demokrasi için gereklidir.
Ben buraya kendi özgür irademle geldim.
Bu özgür bir ülke.
Çalışma sizi özgür kılacak.
Özgür ülke bir mikro ulustur.
Kendini önyargıdan özgür kıl.
Bunu tartışmak için özgür değilim.
İstediğini yapmakta özgür olabilirsin.
Dünyanın savaştan özgür olacağı bir zamanı düşünebiliyor musun?
Özgür biçimde sor.
Şimdi özgür müsünüz?
Kendimi hiç olmadığım kadar özgür hissediyorum.
Bilgi bizi özgür ve daha iyi insan yapar.
Özgür bir toplumda bireyin hakları önemlidir.
Tom şu anda özgür.
Ben özgür hissetmek istiyorum.
Tom hâlâ özgür.
Onu birkaç saat tuttular ve sonra özgür olmasına izin verdiler.
Kendimi her zamankinden daha özgür hissediyorum.
Ne zaman özgür olacağım?
Özgür irade var mıdır?
Özgür olduğum için Tanrıya şükrediyorum.
Özgür irade bir masaldır.
İnsanların özgür iradeye sahip olduklarını düşünüyor musun?
İnsanların özgür iradeye sahip olduklarını düşünmüyorum.
İnsanların özgür irade sahibi olduklarını düşünüyorum.