Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "özgürce"

Lernen Sie, wie man özgürce in einem Türkisch Satz verwendet. Über 35 handverlesene Beispiele.

Sorunu özgürce tartıştık.
Translate from Türkisch to Englisch

O parasını her zaman özgürce harcıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaybedecek bir itibarın yoksa; özgürce yaşarsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpeğinin alanda özgürce koşmasına izin verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar onun özgürce konuşma hakkını destekledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'da hükümeti özgürce eleştirebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimse birbirini kandırmadığı sürece herkes özgürce yaşama hakkına sahip olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yine de bugünlerde hesap makineleri okul sınavlarında özgürce kullanılabilmektedir ve şu anda birçok okulda matematik sınavı sırasında duyulan tek ses çocukların hesap makinelerine hafifçe vurmalarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu parayı özgürce harcayabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Özgürce konuşabilirsin, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün kinleri unut ve özgürce yaşamaya başla.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpeğimin özgürce koşmasına izin verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, özgürce yazamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, özgürce yazabiliyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Sen özgürce yazabiliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom'un parasını biraz özgürce harcadığını söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Her biri özgürce karar verebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, başka her şeyden daha fazla, insanların özgürce ve mertçe yaşamasını engelleyen mülk ile ilgili kaygıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, fikrini özgürce konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Serbest çalışmanın avantajı zamanını özgürce bölebilmendir. Dezavantajı ise gerçekten gün boyunca çalışmak zorunda olmandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen burada özgürce konuşabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bu odayı özgürce kullanabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Geyik parkın içinde özgürce dolaştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Özgürce konuşabilirsem , bu reklam korkunçtur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı insanlar kutup ayılarının Norveç sokaklarında özgürce dolaştığına inanıyor. Neyse ki, bu sadece saçmalık.
Translate from Türkisch to Englisch

Artık özgürce hareket edebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer yapabilsem, kafesli kuşların özgürce uçmasına izin veririm.
Translate from Türkisch to Englisch

Köle olarak yaşamaktanse özgürce ölmeyi tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom özgürce şarkı söyleyecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da, doğu illerindeki bütün halkın dinsel ve siyasal haklarının özgürce gelişimini sağlayacak yasal yollara başvurmak; adı geçen illerdeki Müslüman halkın tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygar toplumlar önünde savunmak; doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin nedenleriyle etmenleri ve bunları yapanlar ve yaptıranlarla ilgili tarafsızca soruşturma açarak suçluların çabuklukla cezalandırılmalarını istemek; Türklerle azınlıklar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine ve eskisi gibi iyi bağların pekiştirilmesine çaba göstermek; doğu illerindeki savaştan doğma yıkım ve yoksulluğu, hükümet katında girişimlerde bulunarak elden geldiğince giderme yollarını aramaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz; özgürce kullanıbilen, İngilizce-Japonca iki dilli bir külliyat oluşturduk.

Tüm kişiler tam ve özgürce dini düşünce özgürlüğüne sahip olacaktır; ayrıca hiç kimse herhangi bir dini kurumu sık sık ziyaret etmeye veya sürdürmeye zorlanamaz.

Boş zaman özgürce elden çıkarılabilen zamandır.

Batı Şeria'daki durum zordur ve de özgürce hareket edemezsiniz.

Özgürce sor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch