Lernen Sie, wie man özlem in einem Türkisch Satz verwendet. Über 14 handverlesene Beispiele.
Biz hepimiz dünyada barış için özlem duyuyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
İçimde aşk için yanıp tutuşan doyumsuz bir özlem var.
Translate from Türkisch to Englisch
Üniversiteye özlem duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Üniversiteye karşı bir özlem hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Her yerde insanlar dünya barışına adanmış kamu liderleri için özlem duyuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşamak özlemsiz, özlem sevgisiz ve sevgi sensiz olmaz!
Translate from Türkisch to Englisch
Özlem korkuyu aşınca, cesaret doğar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevilen bir insana duyulan özlem, yuvaya duyulan özlem gibidir. Sadece bu sabit bir yer değil, onun yanında ki yerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Özlem yönlendirilemeyen ve öylece kapatılamayan, kalbin kendisine işkencesidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen özlem dolu bir insansın
Translate from Türkisch to Englisch
Fetih, bir yürek işi, bir gönül işarı, bir akıl işareti; hasılı kelam teşekkül etmiş askeri, siyasi ve stratejik dehanın mümtaz bir iradesidir. Fetih, bekleyen ile beklenenin mümeyyiz buluşması, özlem koyuluğunu vuslat sıcaklığıyla aydınlatan mütemadi diriliş fermanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Özlem, görememenin yorgunluğudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Özlem sonunda muradına eriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Özlem ne kadar büyürse, kavuşmak da o kadar ferahlık verir.
Translate from Türkisch to Englisch