Lernen Sie, wie man ülkeler in einem Türkisch Satz verwendet. Über 49 handverlesene Beispiele.
Batılı ülkeler doları güçlendirmek için kafa kafaya vermek zorundalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ancak Japonya hâlâ diğer ülkeler tarafından yeterince anlaşılamamıştır, ve Japonlar, aynı şekilde, yabancıları anlamayı zor bulmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch
Farklı ülkeler, pek çok mal ithal etmektedirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün ülkeler, tüm sınırları içindeki insan grupların ecdat yadigar eserlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ülkeler Fransa'ya aitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yabancı ülkeler güzel bir mimariye sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
İlgili ülkeler anlaşmazlığı barışçıl yollarla çözdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün uygar ülkeler savaşa karşıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkeler birbirlerinin iç işlerine karışmamalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük ülkeler neyi paylaşamıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi ülkeler Slovenya ile sınır komşusudur?
Translate from Türkisch to Englisch
japonya ve diğer ülkeler arasındaki farklılığın nedenlerinden biri eğitime bakışlarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkeler dostça ilişkileri sonlandırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer bu tür aşırılıkların, sadece bazı ülkeler için söz konusu olduğunu sanırsanız, yanılırsınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkeler oraya gittiğinde ilk duyduğun kelimelerle isimlendirilse, İngiltere'ye Damn it denilmek zorunda olacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Giyotin belirli ülkeler tarafından hâlâ kullanılıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
O, az bilinen ülkeler hakkındaki gerçekleri toplamak için dünyayı dolaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Son on yıl boyunca hangi ülkeler önemli ölçüde gelişti?
Translate from Türkisch to Englisch
Diğer ülkeler benim özgür ülkemden bir şey öğrenebilsinler diye ülkem için özgürlük istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Gezdiğim bütün ülkeler arasında en çok Avustralya'yı beğendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkeler altın,petrol ve uyuşturucu için mücadele ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkeler kültür olarak farklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
2. Dünya Savaşı'nda hangi ülkeler Mihver Güçlerini kurdular?
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkeler kapılarını "çok kültürlülüğe" açtıktan sonra cinsel saldırılar roket hızıyla arttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Avrupa'daki bazı ülkeler, Avrupa Birliği'nin bir parçası değildirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük ülkeler küçük ülkelere karışmamalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O ülkeler yirmi yıldır barışı koruyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayrıca ifade özgürlüğünün sınırlı olduğu ülkeler var.
Translate from Türkisch to Englisch
Terörü destekleyen Batılı ülkeler dünya barışını tehlikeye atmaktadırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı ülkeler oy vermeyi zorunlu kılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Son yıllarda, bazı Müslüman ülkeler zenginleşmiş ve dünyanın dikkatini çekmişlerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sence ülkeler arasında büyük bir fark var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı ülkeler bin yıllık dönemi saymak için sıra numaralarını kullanırken, diğerleri asıl sayıları kullanarak sayarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Batılı ülkeler, konuyla ilgili tutumundan dolayı Japonya'yı eleştiriyorlar.
Bu ülkeler fransaya aitti.
Diğer ülkeler topraklarımıza kıskançlıkla bakıyorlar.
Diğer ülkeler bölgemize kıskançlıkla bakıyorlar.
Diğer ülkeler, iç ihtiyaçlara odaklanıyor.
Ancak o günü bütün ülkeler kutlamadı.
Ülkeler daha rekabetçi olabilmek için ne yapabilir?
Sizce ekonomik iyileşme, ülkeler ve uluslar arasında barışı sağlayacak mı?
Komşu ülkeler de izleyecek modeller oluşturdular.
Şimdi de ülkeler bu kilometre taşını kutluyorlar.
Bu yüzden, bu ülkeler birlikte sıralanıyor.
Amerika'da son yaşanan yasaklama ve sansür olayları, bir daha başka ülkeler benzer durumlarda sosyal medyaya benzer kısıtlamalar getirdiğinde parmak sallayıp özgürlük vaazı vermeye kalkarlarsa suratlarına tokat gibi çarpılacak.
Fakir ülkelerin zengin ülkeler tarafından sömürülmesi durdurulmalı!
Ülkenin dörtbiryanı emperyalist ülkeler tarafından kuşatılmıştı.
Diğer ülkeler de krizden etkilenebilir.