Lernen Sie, wie man üne in einem Türkisch Satz verwendet. Über 34 handverlesene Beispiele.
Kullanılmış araba satıcıları kötü üne sahip bir güruhtur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şehrin civarında çok kötü bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kimsenin tavsiyesi asla dinlemeyen bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom işleri asla zamanında yaptırmayan bir üne sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi bir üne sahip bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
O karar vermek için uzun bir zaman ayırdığından dolayı bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kötü bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Nereye giderse gitsin iyi bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman geç kaldığı için bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
CFIT son altı yıldır çarpışmaların sadece üçte birinin üzerinde olduğunu açıklamasına rağmen ölümlerin %53'üne sebep oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, düzenbazlığıyla kötü bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben korumak için bir üne sahibim.
Translate from Türkisch to Englisch
O adam kötü bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıkıntıya rağmen, mimar dünya çapında üne ulaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir ressam olarak uluslararası üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu çocuk epeyce bir üne sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir üne sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Hitler en kötü üne sahip diktatörlerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dindar bir üne sahipti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kötü bir üne sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çalışması sayesinde sonsuz üne ulaştı
Translate from Türkisch to Englisch
Köpekbalıkları kana susamış olmalarıyla kötü bir üne sahiptirler.
Translate from Türkisch to Englisch
O firma iyi bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Profesörümüz iyi bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
O dürüstlük biçiminde bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, o insanlar arasında iyi bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bazı bölgelerde çok kötü bir üne sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahtekâr olma konusunda kötü bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şiddet konusunda bir üne sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
O dikkatsizlik için bir üne sahipti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok hızlı üne kavuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ilerleyen yaşlarında üne kavuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirket Cosmote'nin %66,54'üne sahip oldu.
Translate from Türkisch to Englisch