Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ünlü"

Lernen Sie, wie man ünlü in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Abraham Lincoln ünlü bir kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben ünlü bir aktörüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kitabı sadece İngiltere'de değil, Japonya'da da ünlü.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun oğlu ünlü bir piyanist oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şarkıcı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda Avrupa'da da ünlü.
Translate from Türkisch to Englisch

Partinin lideri ünlü bir bilim adamıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Balık ve patates kızartması en ünlü İngiliz yiyeceğidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Fish'n'chips, en ünlü İngiliz yemeğidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ünlü bir futbolcu olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ünlü dergiyi her ay satın alırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilim adamı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda yabancı ülkelerde de ünlü.
Translate from Türkisch to Englisch

Cambridge dünyanın en ünlü üniversitesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu makalenin yazarı ünlü bir eleştirmendir.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar genellikle kendi mahremiyetleri pahasına ünlü olurlar..
Translate from Türkisch to Englisch

Zülfikar, İslam'ın dördüncü halifesi Hazreti Ali'nin ünlü kılıcıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Güvercin ünlü bir barış sembolüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşımın babası ünlü bir romancı.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik konusunda o, en ünlü eleştirmenlerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu park gülleriyle ünlü.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim için sürpriz oldu, ünlü psikolog çocuk kaçırmakla suçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyadaki en ünlü üniversite hangisidir?
Translate from Türkisch to Englisch

İki kız kardeş gittikçe daha ünlü oldular.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar nasıl ünlü oldular?
Translate from Türkisch to Englisch

Ünlü olmaktan hoşlanacağınızı düşünüyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Picasso ünlü bir sanatçıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Picasso herkesin bildiği ünlü bir sanatçıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yazının yazarı ünlü bir eleştirmendir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ünlü değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bütün akşamı ünlü kişlerin fotoğrafları için Web'i araştırmakla geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir eleştirmen olarak gittikçe daha çok ünlü oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ünlü kişilerin taklitlerini yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom daha önce defalarca evlenmiş olan ünlü bir aktrisle evlendiği için ünlü oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir kemancı olarak ünlü oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanki o ünlü bir devlet adamı gibi davranıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir cerrah olmanın yanı sıra, o ünlü bir yazardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm dünya ünlü insanların türbesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Taro, üçünün en ünlü olanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun ünlü bir aktris olduğunu duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ünlü piyanist gülümsedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ünlü bir şirketten bir parça.
Translate from Türkisch to Englisch

Ünlü bir mimar bu evi inşa etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç ünlü bahçelere gittin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Ünlü çini sergilenmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ünlü bir fizikçi olmanın yanı sıra, o büyük bir romancıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ünlü yazar bir başka en çok satan kitabı oluşturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapının yanında duran bayan ünlü bir şarkıcıdır.

Onun konuşma şekli ünlü bir yazarın dikkatini çekti.

Şarkıcı Madonna kadar ünlü.

O ünlü bir şarkıcıdır.

Tom ünlü olmak istiyor.

O ünlü bir bestecidir.

O, ünlü bir aktör oldu.

O ünlü bir şarkıcı oldu.

O birden ünlü oldu.

O iş onu ünlü yaptı.

Ünlü olmak ister misiniz?

Kız kardeşim ünlü bir şarkıcıdır.

O, ünlü olmak için isteklidir.

Onun amcası ünlü bir doktordur.

Belki o ünlü olmayacak.

Bayan Smith ünlü bir güzel kadındı.

O, ünlü bir şeydir.

O gittikçe ünlü oldu.

O, ünlü bir beyzbol oyuncusudur.

Bir sürü ünlü kişi buraya gelir.

O hem bir doktor hem de çok ünlü bir roman yazarıdır.

O sadece bir doktor değil, aynı zamanda çok ünlü bir roman yazarıdır.

İyi bir doktor olmasının yanı sıra, o çok ünlü bir roman yazarıydı.

O ünlü oldu.

Belki de o asla ünlü olmayacak.

O, ünlü bir doktor olmak için yetişti.

Birçok ünlü sanatçılar New York'ta yaşarlar.

Orada gördüğün adam ünlü bir yazardır.

Babası ünlü bir aktör olan bir arkadaşım var.

O, ünlü olmadan önce onun peşinde koşmaya başladı.

Bu kadar çok ünlü insanlarla tanışabileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.

O, ünlü bir şarkıcıdır.

Tom ve Mary ünlü değillerdi.

O olay onu ünlü yaptı.

Senin en sevdiğin ünlü kimdir?

Onların ünlü olup olmadığı umurumda değil.

O ünlü japoyalı popşarkıçı oluyor.

Gelecekte ünlü olacak.

Tüm Dünyada ünlü oldu.

Onun ünlü bir müzisyen olduğunu biliyorum.

O partide çok sayıda ünlü insanla karşılaştım.

Tom'un asla ünlü olmayacağını düşünüyorum.

Annesi sayesinde ünlü oldu.

Ünlü şarkıcı ile tokalaştı.

Japonya'da ünlü popüler bir şarkıcıdır.

Onun erkek kardeşi ünlü bir futbolcudur.

O, gizemli bir yazar olarak ünlü oldu.

Nagoya, kalesi ile ünlü bir şehir.

Hamburger ünlü bir Amerikan yemeği.

Donald Trump ünlü bir iş adamıdır.

Fransızcanın Japoncadan daha çok ünlü harfleri var.

Çocuk ünlü bir müzisyen oldu.

Çocuk ünlü bir bilim adamı oldu.

Birçok ünlü insan hareketi destekliyor.

Shakespeare bir sürü ünlü karakterler yarattı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch