Lernen Sie, wie man üstünden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 19 handverlesene Beispiele.
Tom üstünden attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu duvarın üstünden geçmeye çalışırken bileğini burktu. O ne kadar aptal!
Translate from Türkisch to Englisch
Uçağımız bulutların üstünden uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch
Evi tepenin üstünden görülebiliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tepenin üstünden denizi görebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üstünden atlamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Egzosfer atmosferin en üst tabakasıdır. 10.000 kilometreye kadar termosferin üstünden uzanır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, başımın hemen üstünden gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavşan, köpeğin üstünden atladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavşan köpeğin üstünden atladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O skuterin üstünden atladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali topun üstünden atladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Atı Tom'u üstünden attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Duvarın üstünden bakmaya boyum yetmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Düzenin bozulur, hayatının altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden bilebilirsin hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını?
Translate from Türkisch to Englisch
Duvarın üstünden atlayacaktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Denizliğin üstünden kumru ve serçe eksik olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Uçak adanın üstünden uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch
O (kız) hiç bir zaman duvarın üstünden atlayamaz çünkü yükseklikten korkuyor.
Translate from Türkisch to Englisch