Lernen Sie, wie man üste in einem Türkisch Satz verwendet. Über 39 handverlesene Beispiele.
Oyuncu üst üste üç kez şampiyonluk kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
O sporcu bu turnuvada üst üste üç kez kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bu kitabı en üste koyun.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben odayı terk etmek zorunda kalıncaya kadar aynı plağı üst üste çalmaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazalar üst üste gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar üst üste her gün çalıştılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Aksilikler hep üst üste gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dertler gelirse hep üst üste gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun üst üste dört rakibini yenmesi lise takımımıza şampiyonluk kazandırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
"Onlar yine kaybettiler." - "Deme. Ne bu, üst üste sekizinci kez mi?"
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sabah işten kovuldum. Geldiği zaman da hep üst üste gelir ya, ofisin bulunduğu binadan çıkmamla beraber arabamın da çalınmış olduğunu gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üst üste üç yarış kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğrenciler dersi üst üste üç kez kaçırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Evet! İki kez üst üste kazandım!
Translate from Türkisch to Englisch
Kollarınızı göğsünüzde üst üste atmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kollarınızı üst üste atmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üst üste üç maç kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üst üste üç oyun kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary bacaklarını üst üste attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok soğuktu ve üst üste üç gün kar yağdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üst üste üç maç kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Üst üste hatalı goller yiyen Ali taraftarlarca istenmeyen adam ilan edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor üst üste ikinci kez şampiyon oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor üst üste beşinci galibiyetini aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Galibiyet serileri bittiğinden beri üst üste 10 maç kaybettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali zeytinyağı gibi üste çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Zeytinyağı gibi üste çıkma.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şey üst üste geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Üst üste alınan kötü sonuçların ardından Ali'nin bileti kesildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Üste görevli başka Sırplar da var mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yazdığı kitapları üst üste koysan senin boyunu aşar.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz üst üste üç kez kazandık.
Translate from Türkisch to Englisch
Üst üste üç kez kaybettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Şifreyi üç kez üst üste hatalı girince kart bloke oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sayınıza fazla güvenmeyin. Ali sizi üst üste koyup bir de takım elbise diker.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınav sabahı otobüsler üst üste dolu geçince sınava yetişemeyeceğim diye endişelendiğimi hatırlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Günlerce üst üste kar yağdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç gün üst üste yağmur yağdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç gün üst üste fazla mesaiye kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch