Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "üzücü"

Lernen Sie, wie man üzücü in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Üzücü hikaye bizi ağlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazada kimsenin kurtarılamaması üzücü bir durum, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana inanmaman çok üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzücü haberi duyduktan sonra, o, gözyaşları içinde yıkıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun öyle kötü sağlık içinde olmak zorunda olması üzücü bir durum.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzücü haberi duyduğunda, gözyaşlarına boğuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom durumun gerçekten üzücü olduğunu düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün üzücü bir kaza gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye üzücü haberi söylemek istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O gerçekten üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şarkı üzücü görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bize üzücü haber getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O bana üzücü bir hikaye anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzücü filmleri sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sürü üzücü şey yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok üzücü bir hikaye.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelememeniz çok üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzücü haber yüzünden mahvoldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok genç ölmesi üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun sana son kez yazıyor olacağımı bilmek çok üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Adam üzücü haberi aldıktan sonra yas tutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun böyle bir fırsatı kaçırması üzücü bir durum.
Translate from Türkisch to Englisch

Partiye gelememen üzücü bir durum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi anadilini bile doğru düzgün kullanamayan insanları görmek çok üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çok üzücü bir hikaye.
Translate from Türkisch to Englisch

Hüzünlenmeyi seviyorum. Çoğu insanın üzücü duygudan kaçmaya çalıştığını biliyorum. Fakat sanırım bu yanlış.
Translate from Türkisch to Englisch

Tıp doktorlarına her şeyi anlatmanız benim için üzücü oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşimi yıllar önce seçmeme rağmen bizi ayırmanız üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana yaptıklarınız üzücü gerçekten çok üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çok üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzücü değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Hikayenin en üzücü kısmı söylenilmek için kalır.
Translate from Türkisch to Englisch

Aman yarabbi, ne kadar üzücü!
Translate from Türkisch to Englisch

Bu üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz çok üzücü haberim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sadece çok üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş sırasında birçok tarihi binanın tahrip edilmesi üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bize katılamaman üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un çok genç ölmesi üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'yi o kadar mutsuz görmek üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şarkı hem üzücü hem de güzel.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzücü şeyler yaşandı çok daha üzücü şeyler yaşanmamalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne üzücü bir hikâye!
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin gelemiyor olmanız ne üzücü!
Translate from Türkisch to Englisch

Çok üzücü bir son bu.
Translate from Türkisch to Englisch

Evde kalmak üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Noelde seni böyle yalnız otururken düşünmek, çok üzücü.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok üzücü olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzücü haber geldiğinde çok iyi vakit geçiriyordum.

Yapacak çok üzücü bir duyurum var.

Üzücü konuyu unut.

Hiçbir şey aptallık ve kayıtsızlıktan daha üzücü değildir.

Tom bize yaşlı bir adam ve onun köpeği hakkında üzücü bir hikaye anlattı.

Üzücü haberlerden dolayı şokladım.

Üzücü olsa da, bu doğrudur.

O, yüzleştirmeleri çok üzücü buldu.

Onu bilmemen üzücü.

Bu üzücü ama gerçek.

Bu gerçekten üzücü.

Bu oldukça üzücü.

O çok üzücü bir hikayeydi.

O üzücü bir deneyimdi.

Bu gerçekten çok üzücü.

Üzücü haber var.

Bugün bazı üzücü haberler aldık.

Ne üzücü bir hikaye!

Dünya Kupası'nda pek çok oyuncunun sakatlanmış olması üzücü.

Umarım çok üzücü değildi.

Ne üzücü bir yorum.

Bu çok üzücü olur.

Söylemek üzücü, onun oğlu genç öldü.

Bunu son derece üzücü buldum.

Üzücü!

Bunun ikiniz için de üzücü bir zaman olduğunu biliyorum.

O ve Mary ayrıldıktan sonra Tom üzücü ve duygusal aşk şarkılarını dinlemekten kaçındı.

Bu üzücü ve yıkıcı haberi öğrendikten sonra hala şoktayım.

Bu biraz üzücü.

O üzücü bir hikayeydi.

Ölüm üzücü bir konu ama hayat devam ediyor.

Sanırım birinin onu para için yapabilmesi gerçekten üzücü.

Tom hakkında daha fazla bilmemen çok üzücü.

Ne üzücü.

Köle ve çocuk işçiliği üzücü gerçeklerdir.

Bu üzücü bir hikaye.

Planlarımızın hepsinin boşa olduğunu bulmak çok üzücü.

Ne kadar üzücü!

Bu üzücü hikaye Tom sürgünde olduğu zaman yazıldı.

Bizim her an ölebilir olduğumuzu bilmek üzücü.

Bu tekrar olsaydı üzücü olurdu.

Bu ne üzücü bir hikâye!

Eski kale üzücü bir durumda.

Bu üzücü olurdu.

Japonya'yı terk etmek zorunda olman üzücü.

O senin için üzücü.

O sadece üzücü.

Boston'dayken Tom'u görme fırsatını kaçırırsan çok üzücü olur.

Üzücü sahneyi kendisi için resmederken gözleri gözyaşlarıyla doluydu.

O üzücü kısım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch