Lernen Sie, wie man üzüntü in einem Türkisch Satz verwendet. Über 26 handverlesene Beispiele.
Hayatında geriye baktığında, o derin üzüntü duymuştur.
Translate from Türkisch to Englisch
Haber onu üzüntü ile doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary için üzüntü duydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbim üzüntü ile doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzüntü onu çıldırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Derin bir üzüntü hissetmeden bu fotoğrafa bakmam mümkün değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşi öldüğünde büyük üzüntü hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne mutluluk ne de üzüntü sonsuza kadar sürebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yüzünde kalan üzüntü işaretini gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ölümünden derin üzüntü duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, demokrasi ve insan hakları açısından üzüntü verici.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kalpte üzüntü varsa, o kalp benim kalbimdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes senin için üzüntü duydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Annesinin kaybı ona üzüntü ve pişmanlık getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzüntü olmadan mutluluğun tadı yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin hikayen üzüntü verici.
Translate from Türkisch to Englisch
Derin bir üzüntü beni yendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzü derin üzüntü ve pişmanlık ifade ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar teyzelerinin hastalığından üzüntü duyuyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni üzüntü bastı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayrıca onun gözlerinde reddedilemez bir üzüntü vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun benim için bilinmediğini söylemekten üzüntü duyuyorum
Translate from Türkisch to Englisch
Acı ve üzüntü savaşa eşlik eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Sadiq ile ilgili herhangi bir sorun ya da üzüntü yarattığım için gerçekten üzgünüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Dış tehlikenin yakın etkileri karşısında üzüntü duyanlar arasında ise, geleneklerine, düşünme yeteneklerine, ruhsal durumlarına uymayan olası değişikliklerden ürkeceklerin ilk anda direnmelerine yol açabilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Robert sadece üzüntü getiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch