Lernen Sie, wie man üzüntüsünü in einem Türkisch Satz verwendet. Über 14 handverlesene Beispiele.
Tebessümün arkasında üzüntüsünü sakladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzüntüsünü yenmesi için ona yardım etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Chris, Beth'in değerli kol saatini bulamadığını duyduğunda üzüntüsünü gizleyemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üzüntüsünü gizleyemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom piyano çalarak aşk üzüntüsünü unutmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzüntüsünü gülümsemeyle gizledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Aşkın üzüntüsünü bilmeyenler ondan bahsetmeyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun üzüntüsünü ihlal etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onun üzüntüsünü fark etmedik.
Translate from Türkisch to Englisch
O ciddi bir hata üzerinde üzüntüsünü gösterdi
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un üzüntüsünü hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl üzüntüsünü ifade etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzüntüsünü pek belli etmez o.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzüntüsünü saklamaya çalıştığı halde, gözyaşlarına engel olamadı.
Translate from Türkisch to Englisch