Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "şüpheli"

Lernen Sie, wie man şüpheli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Öğrencilerin şüpheli yerlerden uzak kalması bekleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli suçla ilgili masumdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli sonunda itiraf etmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli üç haftadır dağlarda saklanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli suçunu itiraf edene kadar üçüncü dereceden suçlu sayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli müfettişe bir yalan söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli tutuklanmaktan kaçınmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzüğü onun çaldığına dair Tom'un onayı hizmetçiyi şüpheli olmaktan kurtardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir cinayet davasında bir şüpheli olarak tutuklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şüpheli olarak gözaltına alındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom polise şüpheli bir şey görmediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bayan Harris oğlunun geleceği hakkında çok şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'la ilgili özgeçmiş kontrolü biraz şüpheli çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O şüpheli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yağmur yağıp yağmayacağından şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şüpheli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun gelip gelmeyeceği şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun işe yarayıp yaramayacağı şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

Davada bir düzine şüpheli vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu metodun işe yarayıp yaramayacağı şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu konuda yapılan araştırma oldukça şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

O bizim tek şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli bir şey fark ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

O, şüpheli bir adam gördüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli ve kararsız insanlar sizce değersiz midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şüpheli olabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir şüpheli mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli kalırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şüpheli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şüpheli kalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şey şüpheli kalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir resmin genel anlamı açık görünse de, buna rağmen, onun içeriğinin tam çözümü şüpheli kalır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom başka birinden daha şüpheli değil.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar şüpheli olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok şüpheli olmayı bırak.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni ne şüpheli yaptı?
Translate from Türkisch to Englisch

Neden beni bir şüpheli gibi gördünüz?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un gelip gelmeyeceği şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un işi yapmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşabilip konuşamadığı şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

Patlamadan hemen önce, şüpheli bir biçimde davranan bir adam görüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli birini gördün mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Bilginin doğruluğu şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şüpheli eylemi hemen rapor et.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gece gelip gelemeyeceğim şüpheli.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şüpheli görünmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şüpheli bir şey fark etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kadar şüpheli olmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüpheli bir şey gördünüz mü?

Polis, Dan'ın odasında şüpheli hiçbir şey bulmadı.

Şüpheli bir şey görmüyorum.

Tom şüpheli oldu.

Sen şüpheli görünüyorsun.

Şu anda iki şüpheli var.

Onlar şüpheli değiller.

Şüpheli görünüyorsun.

Tom Mary'nin öldüğü sabah şüpheli bir şey gördüğünü söyledi.

Burada bir şeyin büyüyeceği şüpheli.

Tom'un orada olup olmayacağı şüpheli.

Bugün burada bir şey yapılacağı şüpheli.

Onun hakkında şüpheli bir şey yok.

Ben bir şüpheli miyim?

Herkes şüpheli.

Bill'in gelip gelmeyeceği şüpheli.

O şüpheli.

Şüpheli itiraf etti.

Bu şüpheli.

O şüpheli değil mi?

Bunun hepsi, elbette, son derece şüpheli.

Polis Tom'u şüpheli olarak düşünüyor.

Bir şey şüpheli görünüyor mu?

O bana şüpheli görünüyor.

Kimse şüpheli değil.

Dan Linda'nın öldüğü sabah şüpheli bir şey gördü.

Ben bir şüpheli değilim.

O bana şüpheli görünüyor

Onun çocukları hastaneye geldiğinde Tom'un hala hayatta olacağı şüpheli.

Şüpheli bir şey fark etmedim.

Şüpheli bir şey görmedim.

Tom artık bir şüpheli değil.

Sen bir şüpheli değilsin.

Eski arabamızı gerçekten satıp satamayacağımız şüpheli.

Üç şüpheli gözaltına alındı.

Birçok insanın davranışları şüpheli.

Bir şeyin şüpheli olduğunu düşünmedim.

O polis tarafından baş şüpheli olarak kabul edilir.

Şüpheli, silahlı ve tehlikelidir.

Onların her ikisi de şüpheli.

Tom bir şüpheli değil.

Onun benim önerimi kabul edip etmeyeceği şüpheli.

Şüpheli en son mavi kot pantolon ve turuncu bir kazak giyerken görüldü.

Bu soygun suçundan dolayı çoğu şüpheli tutuklandı.

Tom şüpheli insanlar için her zaman uyanık.

Şüpheli tüm eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.

Onun şüpheli göründüğünü düşündüm.

Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.

Şüpheli bir şey var.

Tom tek şüpheli.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch