Lernen Sie, wie man şüphesiz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 83 handverlesene Beispiele.
Şüphesiz o, sınavda başarılı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz elinden geleni yaptı ama başarmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kurnaz avcı, Christopher Columbus bir zamanlar kırmızı bir başlık giydi ve ormana gitti. Şüphesiz, o büyük kötü kurdu cezbetti, onu yakaladı, ve bağıran kurdu gemisine geri götürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç şüphesiz sınavı geçebileceksin.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz haberi duydun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şüphesiz büyük konuşur.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz sevimli, ama güzel değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz o, daha sonra gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz onun yokluğunun farkındasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Wilson kazanmak için şüphesiz en iyi şansa sahipti.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz, o, yürüyüş yapmayı sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz, o, biyoteknoloji hakkında çok şey biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz havalar düzelecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Beşimiz arasında, o şüphesiz en çok dili konuşan kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Evet, evet, şüphesiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz aklın karışmış, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz.
Translate from Türkisch to Englisch
O şüphesiz köydeki en yaşlı adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz şirketimizi duymuşsunuzdur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şüphesiz bizimle çalışan en güzel dansçılardan biri.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz, orada bir problem var.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç şüphesiz bu çok iyi bir haber.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz Tom'dan beklenen bunlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz Tom'la irtibata geçebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz boğulan çocuğu kurtarmalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz o iyi bir adam ama güvenilir değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz Tom bunun farkında.
Translate from Türkisch to Englisch
O şüphesiz güzel.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şüphesiz bu yaz İngiltereyi ziyaret edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şüphesiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün, şüphesiz, otuz yıllık hayatımın en kötü günüydü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, şüphesiz ki, benim için utandırıcı bir durum.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz Cengiz Han tüm zamanların en büyük fatihidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz onlara yardım etmek istiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
O şüphesiz senden çok daha iyi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, şüphesiz, çok yorgundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz Tom'da potansiyel var.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz onu görebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz bizi arıyor olacaklardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç şüphesiz, büyüleyici bir andı bu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz onu ben yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
O şüphesiz başarılı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O şüphesiz Japonya'daki en başarılı iş adamlarından biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz, bunu düzeltebileceğimiz bir yol var.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi bir insan, şüphesiz, fakat çok akıllı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
O şüphesiz zengin ama onun çok akıllı olduğunu sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O şüphesiz zengin ama ona güvenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şüphesiz doğru.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz, o bir şoktu.
Şüphesiz gidersen sorun değil.
O şüphesiz başarılı olacaktır.
O hiç şüphesiz sınıfında en çalışkandır.
Hiç kitap olmasaydı, hayat hiç şüphesiz çok sıkıcı olurdu.
Şüphesiz, o dürüst bir adam.
Milli Kütüphane şüphesiz ilgi noktalarından biridir.
Şüphesiz tenis maçını kazanacağımı düşünüyorum.
Şüphesiz o, sınavı geçecek.
Şüphesiz bilgisayar, kıymetli bir alettir.
O, şüphesiz şimdiye kadar gelmiş geçmiş en büyük şairlerden biriydi.
Şüphesiz iyi bir fikir ama uygulamaya koymak zor.
Şüphesiz o zaten gitti.
Bizim toplum olarak çok sorunumuz var. Bu şüphesiz onlardan biri değil.
O yakışıklı değil, şüphesiz, fakat o iyi huyludur.
O güzel değil, şüphesiz, ama o çok akıllı.
Bu şüphesiz Emet!
Tom şüphesiz bir sürü şikayet eder.
Annem şüphesiz en önemlidir.
En sevdiğim içecek şüphesiz maden suyudur.
Sizin kromozomunuz şüphesiz ne tür bir insan olduğunuzu gösterebilir!
Burası şüphesiz dünyadaki en iyi ülke.
Hiç şüphesiz o senin oğlun.
İngiliz dili şüphesiz en kolay ve aynı zamanda uluslararası iletişimin en etkili aracıdır.
Hiç şüphesiz, Tom, Mary'nin kolyesini çalan kişi.
Sorunun ne olduğunu anlamanız şüphesiz uzun sürdü, değil mi?
Tom bunu yapmada hiç şüphesiz daha iyi olacak.
Eğitime yatırım şüphesiz ki bir ülkeyi yoksulluktan kurtarmanın tek etkili yoludur.
Bunun etkileri ise şüphesiz oldukça çarpıcı oldu.
Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.
"Laikçi" kelimesini tersten okuyunca "içki al" oluyor. Şüphesiz bunda feraset sahipleri için ibretler vardır.
Bu alışılmadık bir şey, şüphesiz.
Hiç şüphesiz.
Şüphesiz ki evren sonsuzdur.