Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "şehir"

Lernen Sie, wie man şehir in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Geçen sene kurulan lunapark sağolsun şehir popüler oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Alma-Ata halkı, haydi çocuk dostu bir şehir yaratalım!
Translate from Türkisch to Englisch

Lee Leffingwell, Austin Şehir Konseyi'nin başkanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehir ABD'dedir.
Translate from Türkisch to Englisch

İstasyon, şehir merkezindedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehir Fransa'da.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sana bahsettiğim şehir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü hava nedeniyle, şehir gezisi düşünceleri terk edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehir Londra'nın doğusunda yer almaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Otobüs seni şehir merkezine götürecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehir meydanında çok sayıda güvercin vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kırsaldan şehir bölgelerine yapılan bu taşınma iki yüzyıldan daha fazla bir süredir devam etmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehir 573'te kuruldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu Mika'nın doğduğu şehir değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

O büyük bir şehir hastanesinde çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehir sen olmadan soğuk ve yalnız.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar şehir hayatına can atıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, annesi ile şehir turu yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

İstasyon iki şehir arasında yer almaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'da hiçbir şehir Tokyo kadar büyük değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'da başka hiçbir şehir Tokyo kadar büyük değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Havalanından şehir merkezine hangi demir yolu hattını kullanacağımı bana söyle lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğlence uyuşturucu kullanımı birçok şehir efsanelerine ilham veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

1950'li yıllarda şehir Buenos Aires'in milangolarında yaygın olan tangoyu dans etme stilini tanımlamak için 'Milonguero stili tango' terimi 1990'ların başında uyduruldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehir merkezine gidiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu Mika'nın doğduğu şehir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim şehir merkezine gitmem gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehir merkezine gitmeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Paris'e Işıklar Şehir denir. Çok sayıda güzel bina geceleri aydınlatılmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary ayda bir kez Boston'da şehir merkezinde buluşurlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Boston'da şehir merkezinde üç-yatakodalı bir apartmanda yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom alışveriş yapmak için şehir merkezine gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben gerçekten şehir hayatını severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary pizza yemek için şehir merkezine gidiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehir Londra'nın batısında kurulu.
Translate from Türkisch to Englisch

Grant, iki şehir arasındaki tedarik hatlarını kesmek istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehir aç askerlerle doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şehir merkezine gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şehir merkezine gitmemizi önerdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şehir hayatından vazgeçmeye ve kırsalda yaşamaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u bugün şehir merkezinde gördüğüme yemin edebilirdim.

O asla şehir hakkında tekrar meraklı olmazdı.

O şehir dışına gitmeden önce onu görmüş olmayı umuyordu.

Depremden dolayı şehir paniğe kapıldı.

Floransa, İtalya'daki en güzel şehir.

Ben bir şehir haritası istiyorum.

Tokyo büyük bir şehir.

Okayama büyük bir şehir mi?

New York büyük bir şehir.

Bizi şehir merkezine götür.

Ne güzel bir şehir!

Bu tarihi bir şehir.

Kasaba bir şehir haline geldi.

En sevdiğin şehir hangisidir?

Şehir düşmanın eline geçti.

Tom şehir hayatını sevmez.

Şehir merkezinde çok sayıda otel var.

Şehir yangın tarafından tahrip edildi.

Babam şehir dışında yaşıyor.

Hiç şehir turları var mıdır?

Şehir hayatının bana göre olduğunu sanmıyorum.

Bizim şehir polisinin sarhoş sürücüleri hedefleyen yeni bir kampanyası var.

Bugünlerde gittikçe daha fazla insan kır yaşantısını şehir yaşantısına tercih ediyorlar.

Ona Boston'u ziyaret etmesini tavsiye etti, çünkü o, onun dünyadaki en güzel şehir olduğunu düşünüyordu.

Bu görkemli bir şehir.

Şehir yönetimindeki yozlaşmayı ortaya çıkardı.

Pazar günü sık sık şehir merkezine giderim.

Hangi şehir en çok tehlikeli?

Paris oldukça pahalı bir şehir.

Fabrika işçilerinin aileleri okul, hastane ve mağazalara ihtiyaç duyar; böylece bu hizmetleri sağlayacak daha fazla insan yaşamak için bu bölgeye gelir ve de bir şehir oluşur.

Şehir bir sürü yüksek binaya sahip.

Fabrika işçilerinin ailelerinin okullara, hastanelere ve mağazalara ihtiyaçları vardır, bu yüzden bu hizmetleri sağlamak için daha fazla insan bölgede yaşamak için gelir. Böylece bir şehir gelişir.

Şehir yolu genişletmek istiyor.

Şehir merkezinde trafik sıkışıklığı var.

Pizza yemek için şehir merkezine gidiyoruz.

Şehir merkezi için otobüs durağı nerede?

Onları şehir kütüphanesinden ödünç alıyorum.

Birçok şehir bombalar tarafından yok edildi.

Şehir düşman uçakları tarafından bombalandı.

Ofisimiz şehir merkezinde bulunuyor.

Venedik'in büyüleyici bir şehir olduğunu düşünüyoruz.

Bu otobüs şehir merkezine gider mi?

Köy hayatı şehir hayatından daha sağlıklıdır.

Nagoya, kalesi ile ünlü bir şehir.

Almanya'daki en güzel şehir hangisidir?

Venedik'in güzel bir şehir olduğunu söylüyorlar.

Şehir her zaman turistlerle kaynıyor.

Şehir hayatının farklı avantajları var.

Bu şehir eskisi kadar işlek değil.

Tokyo açık ara farkla Japonya'daki en büyük şehir.

Bu şehir güzel parkı ile ünlüdür.

Şehir içi otobüsler nereden kalkar?

Kırsal yolları şehir yolları kadar kalabalık değil.

Şehir merkezinde onun bir kitapçı dükkânı var.

Yüzlerce şehir ve kasaba hasar gördü.

Park şehir merkezinde yer almaktadır.

Amerika'da en sevdiğiniz şehir hangisi?

O şehir dışında.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch