Lernen Sie, wie man şehirde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bugün Almanya'da, Pazartesi günü kundaklamada üç Türk'ün öldürüldüğü Hamburg'un yakınında bir yer de dahil birçok şehirde şiddet karşıtı mitingler gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm akrabalarım bu şehirde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika'da her şehirde bir kütüphane vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirde yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şehirde yaşamaya yetecek kadar para kazanıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Yakında büyük bir şehirde yaşamaya alışacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirde çalışan arabaların sayısı arttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirde bir söylenti dolaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bu şehirde gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar onun bu şehirde en zengin adam olduğunu söylüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bu şehirde birkaç arkadaş var.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim elmalarımı al, çocuk, ve onları şehirde sat.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünkü gazeteye göre, şehirde bir yangın vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirde sokağa çıkma yasağı konuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şehirde çok sayıda okul vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şehirde birçok köprü vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Okulun yakıldığına dair haberler şehirde hemen yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mike'ın annesi evlenmeden önce büyük bir şehirde yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şehirde yaşamayı sevmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben büyük bir şehirde yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz büyük bir şehirde yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirde mi yaşıyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
O şehirde kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kesinlikle, şehirde çalışmayı özlemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun şehirde bir ofisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirde kalmayı planlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bu şehirde çalışıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şehirde yaşamak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
İsyan şehirde yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şehirde yaşamaktan hoşlanmıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirde yaşayan insanlar kır yaşantısının zevklerini bilmezler.
Translate from Türkisch to Englisch
Düşman, şehirde korkunç bir katliam yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şehirde yaşamak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün şehirde alışverişe gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
O şehirde bir sürü yüksek bina var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, şehirde en ucuz mağazadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük bir şehirde yaşama isteğim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şehirde en yüksek yapıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirketimizin birçok şehirde şubeleri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece bu şehirde bir yangın vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tipik bir şehirde çok gürültü vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şehirde bir taksiye binmek çok zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük bir şehirde yaşamanın birçok avantajları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şehirde bir sürü sinema var.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirde bir daire bulmak zorundalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirde yaşamak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şehirde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şehirde yeni.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehirde değil misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Beş yıldır bu şehirde yaşıyor.
ABD'deki her şehirde bir kütüphane vardır.
Şehirde bir daire kiralamak istiyoruz.
Tom şehirde.
Hangi şehirde yaşıyorsun?
Şehirde yaşamak istiyorum.
Tom şehirde yaşamaya alışkın değil.
Bu şehirde olduğunu bilmiyordum.
Tom birkaç gündür sadece şehirde.
"Bugün şehirde kiminle karşılaştığımı asla tahmin edemeyeceksin." "Maria mı?" "Ne? Bunu nasıl biliyorsun?"
Tom hafta sonu için şehirde.
Bu, şehirde en iyi saklanan sırdır.
Büyük bir şehirde yaşadın mı hiç?
Bu güzel şehirde doğduğun için şanslısın.
Haberler şehirde yayıldı.
Aile kurumunun yok olmakta olduğu, milyonlarca insanın seks partneri aradığı, cinsel ve parasal ahlaki çöküntü içinde bulunan bir şehirde yaşıyorum.
Sinan, Keizerstraat’ı bulamadığı için şehirde aylak aylak dolaştı.
Şehirde birkaç nükleer bomba sığınağı var.
O, şehirde değil.
Şehirde yaşamak şehir dışında yaşamaktan tamamen farklı bir şeydir.
Bu şehirde birçok geniş cadde vardır.
Büyük bir şehirde yaşamak istiyorum.
Bu şehirde kaç kişi yaşıyor?
Bu şehirde seni görmeyi dört gözle bekliyorum.
Tom şehirde yaşamıyor.
Aklıma gelmişken, Tom şehirde.
Sizi şehirde tekrar göreceğiz.
Ne kadar süre şehirde olacaksın?
Tom şehirde otopark ücreti tasarrufu yapmak için arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yapar.
Şehirde güvenlik artırıldı.
Bu şehirde bir taksi bulmak zordur.
Tom'un şehirde işi vardı.
Bıktım artık bu şehirde yaşamaktan!
Şehirde kalman gerekir.
Bu öğleden sonra şehirde Michael ve Caroline'e rastladım.
Roma'nın yakınında bir şehirde çalışıyorum.
Havanın temiz olduğu sakin bir şehirde yaşamak istiyorum.
Sizce bu şehirde kaç tane terk edilmiş depo var?
Bu ayın sonunda, bu şehirde çalışan insanların sayısı bini geçmiş olacak.
Şehirde birçok turist var.
Şehirde bunu bilmeyen kaldı mı acaba?
Büyük bir şehirde yaşamaktansa küçük bir kasabada yaşamayı tercih ederim.
Tom bana şehirde en iyi avukat olduğunu söyledi.
Tom sana şehirde olduğumu söylemedi mi?
Bu şehirde çok sayıda köprü var.
Tom şehirde trampleni olan tek yüzme havuzunun sahibiydi.
Ne kadar sürede şehirde olacaksın?
Tom sadece büyük bir şehirde yaşayan bir çiftlik çocuğu.
Büyük bir şehirde yaşamak istemiyorum.
Borca girmeden Tokyo gibi büyük bir şehirde ayakta kalmak zor.
Şehirde sıcaklık artışı ile ilgili birkaç çalışma zaten yayınlandı.