Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "şehirde"

Lernen Sie, wie man şehirde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bugün Almanya'da, Pazartesi günü kundaklamada üç Türk'ün öldürüldüğü Hamburg'un yakınında bir yer de dahil birçok şehirde şiddet karşıtı mitingler gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm akrabalarım bu şehirde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika'da her şehirde bir kütüphane vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şehirde yaşamaya yetecek kadar para kazanıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Yakında büyük bir şehirde yaşamaya alışacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde çalışan arabaların sayısı arttı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde bir söylenti dolaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu şehirde gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar onun bu şehirde en zengin adam olduğunu söylüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bu şehirde birkaç arkadaş var.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim elmalarımı al, çocuk, ve onları şehirde sat.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugünkü gazeteye göre, şehirde bir yangın vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde sokağa çıkma yasağı konuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehirde çok sayıda okul vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehirde birçok köprü vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Okulun yakıldığına dair haberler şehirde hemen yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mike'ın annesi evlenmeden önce büyük bir şehirde yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şehirde yaşamayı sevmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben büyük bir şehirde yaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz büyük bir şehirde yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde mi yaşıyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

O şehirde kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kesinlikle, şehirde çalışmayı özlemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun şehirde bir ofisi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde kalmayı planlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu şehirde çalışıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehirde yaşamak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch

İsyan şehirde yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şehirde yaşamaktan hoşlanmıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde yaşayan insanlar kır yaşantısının zevklerini bilmezler.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşman, şehirde korkunç bir katliam yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şehirde yaşamak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün şehirde alışverişe gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

O şehirde bir sürü yüksek bina var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, şehirde en ucuz mağazadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir şehirde yaşama isteğim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehirde en yüksek yapıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Şirketimizin birçok şehirde şubeleri var.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece bu şehirde bir yangın vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tipik bir şehirde çok gürültü vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehirde bir taksiye binmek çok zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir şehirde yaşamanın birçok avantajları var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehirde bir sürü sinema var.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde bir daire bulmak zorundalar.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde yaşamak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şehirde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şehirde yeni.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde değil misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Beş yıldır bu şehirde yaşıyor.

ABD'deki her şehirde bir kütüphane vardır.

Şehirde bir daire kiralamak istiyoruz.

Tom şehirde.

Hangi şehirde yaşıyorsun?

Şehirde yaşamak istiyorum.

Tom şehirde yaşamaya alışkın değil.

Bu şehirde olduğunu bilmiyordum.

Tom birkaç gündür sadece şehirde.

"Bugün şehirde kiminle karşılaştığımı asla tahmin edemeyeceksin." "Maria mı?" "Ne? Bunu nasıl biliyorsun?"

Tom hafta sonu için şehirde.

Bu, şehirde en iyi saklanan sırdır.

Büyük bir şehirde yaşadın mı hiç?

Bu güzel şehirde doğduğun için şanslısın.

Haberler şehirde yayıldı.

Aile kurumunun yok olmakta olduğu, milyonlarca insanın seks partneri aradığı, cinsel ve parasal ahlaki çöküntü içinde bulunan bir şehirde yaşıyorum.

Sinan, Keizerstraat’ı bulamadığı için şehirde aylak aylak dolaştı.

Şehirde birkaç nükleer bomba sığınağı var.

O, şehirde değil.

Şehirde yaşamak şehir dışında yaşamaktan tamamen farklı bir şeydir.

Bu şehirde birçok geniş cadde vardır.

Büyük bir şehirde yaşamak istiyorum.

Bu şehirde kaç kişi yaşıyor?

Bu şehirde seni görmeyi dört gözle bekliyorum.

Tom şehirde yaşamıyor.

Aklıma gelmişken, Tom şehirde.

Sizi şehirde tekrar göreceğiz.

Ne kadar süre şehirde olacaksın?

Tom şehirde otopark ücreti tasarrufu yapmak için arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yapar.

Şehirde güvenlik artırıldı.

Bu şehirde bir taksi bulmak zordur.

Tom'un şehirde işi vardı.

Bıktım artık bu şehirde yaşamaktan!

Şehirde kalman gerekir.

Bu öğleden sonra şehirde Michael ve Caroline'e rastladım.

Roma'nın yakınında bir şehirde çalışıyorum.

Havanın temiz olduğu sakin bir şehirde yaşamak istiyorum.

Sizce bu şehirde kaç tane terk edilmiş depo var?

Bu ayın sonunda, bu şehirde çalışan insanların sayısı bini geçmiş olacak.

Şehirde birçok turist var.

Şehirde bunu bilmeyen kaldı mı acaba?

Büyük bir şehirde yaşamaktansa küçük bir kasabada yaşamayı tercih ederim.

Tom bana şehirde en iyi avukat olduğunu söyledi.

Tom sana şehirde olduğumu söylemedi mi?

Bu şehirde çok sayıda köprü var.

Tom şehirde trampleni olan tek yüzme havuzunun sahibiydi.

Ne kadar sürede şehirde olacaksın?

Tom sadece büyük bir şehirde yaşayan bir çiftlik çocuğu.

Büyük bir şehirde yaşamak istemiyorum.

Borca girmeden Tokyo gibi büyük bir şehirde ayakta kalmak zor.

Şehirde sıcaklık artışı ile ilgili birkaç çalışma zaten yayınlandı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch