Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "şehri"

Lernen Sie, wie man şehri in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu pencere tüm şehri yukarıdan görür.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehri ilk ziyaretiniz mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Volkan külleri şehri kapladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sana şehri göstereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kasırga şehri mahvetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom aslında Boston şehri sınırları içinde yaşamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Birlik ordusu şehri bombaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç kimse böylesine büyük bir şehri asla havadan ikmal etmeye çalışmamıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kar şehri tamamen kapladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehri ziyaret eden kişi sayısı yıldan yıla artıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şehri iyi bilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehri baştan başa gezdik.
Translate from Türkisch to Englisch

O bana şehri gezdirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün şehri gezeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana şehri gezdireceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu otobüs iki büyük şehri bağlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz boş zamanım vardı, bu yüzden şehri gezdim.
Translate from Türkisch to Englisch

O şehri asla duymadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kobe bir liman şehri olarak ünlüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Volkanik kül şehri kapladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'ye şehri gezdirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehri asla tekrar ziyaret etmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana bu şehri gezdirecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yaşadığı şehri biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Buradan tüm şehri görebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kibarca bana şehri gezdirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradan tüm şehri görebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehri tahliye etmek için 24 saatimiz var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu otobüs sana şehri gezdirecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

İlk olarak hangi şehri ziyaret edeceksiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tepeden bütün şehri görebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Gitmeden önce, onun adamları şehri ateşe verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün şehri görecek kadar yükseğe tırmandık.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir nehir şehri doğuya ve batıya ayırır.
Translate from Türkisch to Englisch

Danimarka'nın ikinci büyük şehri, Aarhus'un posta kodu 8000'dir.
Translate from Türkisch to Englisch

Turistler şafaktan önce şehri terk etmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkiye'nin en kalabalık şehri İstanbuldur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehri severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehri seviyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehri beğeniyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar savaştan sonra şehri düşmana teslim ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yaz doğduğum yeri ziyaret ettiğimde, şehri on yıl öncekinden farklı buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşın şehri terk etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kar, şehri tamamen kapladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana şehri gösterebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Bela bütün şehri mahvetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Veba bütün şehri mahvetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yol iki şehri bağlamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şehri modernleştirmek pahalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şehri terk etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Boston şehri size hizmetiniz için teşekkür ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Trompetler ses çıkardığında, ordu bağırdı ve trompet sesinde, adamlar yüksek sesle bağırdığında, duvar çöktü; bu yüzden herkes doğruca içeriye hücum etti ve şehri aldılar.Şehri LORD'a verdiler ve kılıçla onun içinde yaşayan her şeyi yok ettiler-erkekler, kadınlar, gençler ve yaşlılar, sığırlar, koyunlar ve eşekler.

Kar gece boyunca bütün şehri kapladı.

Paris gibi bir şehri iki günlüğüne ziyaret etmeyi nasıl düşünürsün?

Ben bu şehri terk etmek istiyorum ve asla geri gelmek istemiyorum.

Bu şehri çok seviyorum.

Paris denilen büyülü şehri görmek ister misin?

Tom aceleyle şehri terk etmiş gibi görünüyor.

Şehri harita üzerinde ara.

Dışarı çıkmaya ve şehri keşfetmeye karar verdim.

Bu şehri hiç sevmiyorum.

Bu şehri seviyorum.

Bu şehri çok iyi biliyorum.

Tokyo'da yaşadığım için o şehri oldukça iyi biliyorum.

O şehri ziyaret ettiğimizden beri uzun zaman oldu.

Sana şehri gezdireyim.

Tom'a şehri gösterir misin?

Tom bize şehri gezdirdi.

Londra artık bir sis şehri değil.

Bu öğleden sonra sana şehri gezdireyim.

Güçlü bir ordu şehri korudu.

Valencia İspanya'nın üçüncü en büyük şehri ve aynı zamanda paella'nın doğum yeri olduğu için bilinir.

Bu, şehri işgallerden korumak için güçlü bir yapıdır.

Yanardağ külleri şehri kapladı.

Onlar her şehri fotoğraflamak istiyor.

Tom üç milyon dolara şehri dava ediyor.

Şehri terk et.

Paris şehri nerede?

Köprü iki şehri birleştiriyor.

Köprü iki şehri birbirine bağlıyor.

Sana şehri gezdirebilirim.

Sana şehri gezdirmekten zevk alacağım.

Şehri terk ediyorum.

Şehri terk etmek zorundayım.

Birliklerimiz şehri ele geçirdi.

Silahlı kuvvetler şehri kuşattı.

Taylandlılar ülkelerinin başkentine "Krung Thep" derler. Çevirecek olursak bu "Melekler Şehri" anlamına geliyor.

1951'de Rahibe Teresa o zamanlar Hindistan'ın en büyük şehri olan Kalküta'ya gönderildi.

Bu şehri çok iyi biliyor.

Madrid İspanyanın başkenti ve onun en önemli şehri.

Cesur askerler şehri yeniden kazanmak için düşman ile boy ölçüştü.

A şehri B şehrinden yaklaşık 100 kilometre uzaklıktadır.

Ben bu şehri çok seviyorum.

Bu bana şehri gezdiren çocuk.

Ben şehri görmekle ilgileniyordum.

Tom o gece tutuklanmaktan kaçınmak için şehri geç saatlerde terk etti.

Dev bir kertenkele şehri mahvediyor.

Bütün şehri buradan görmeye devam edeceğiz.

Deprem bir savaş bölgesi gibi görünerek şehri terk etti.

Yangın şehri yok etti.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch