Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "şeklinde"

Lernen Sie, wie man şeklinde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 68 handverlesene Beispiele.

Sizinkinin şeklinde bir ceket istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Mike öneri şeklinde birkaç kelime söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun konuşma şeklinde tonlama bulunmamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kalp şeklinde küpeler taktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz daire şeklinde oturduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kurabiyeler yıldız şeklinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Daire şeklinde ateşin etrafına oturduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Konuşmasını özet şeklinde parçalara ayırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu bulut balık şeklinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim dilimde "," virgül, ";" noktalı virgül, ":" iki nokta üstüste, "..." üç nokta şeklinde adlandırılır ve bu cümle bir noktayla biter.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer dünya şimdiki şeklinde olmasaydı herhangi birine güvenebilirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz sincap şeklinde kurabiyeler yaptık.
Translate from Türkisch to Englisch

Tavşan şeklinde bazı kurabiyeler yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağanak şeklinde yağmur yağıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Üç tip güneş tutulması vardır: toplam, kısmi ve halka şeklinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken'nichi Geneva gölü şeklinde bir havuz yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Uranüs'ün kara, kaya parçaları şeklinde nesneleri içeren, on bir bilinen halkası vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Konuşulmayacak kadar aptalca olan bir şey şarkı şeklinde söylenir.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen pizzayì üç dilim şeklinde kes.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim güneş sistemimiz şekil olarak eliptiktir. Bu onun yumurta şeklinde olduğu anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın fan şeklinde yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kek ağaç şeklinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kafatası şeklinde bir asteroid, Cadılar Bayramı'nda Dünya'nın yanından geçip gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Akbabalar ölü beden üzerinde çember şeklinde hareket ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary yıldız şeklinde kurabiye kesici kullanarak biraz yıldız biçimli zencefilli kurabiye yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğrenciler daire şeklinde oturuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Fransız kruvasan bir hilal şeklinde pastadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Heykeltıraş ahşabı Buda'nın görüntüsü şeklinde oydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim kare şeklinde bir masamız var.
Translate from Türkisch to Englisch

Buz hokeyi diski top şeklinde değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir buz hokeyi diski top şeklinde değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary kalp şeklinde bir gümüş madalyon taktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary kalp şeklinde bir madalyon taktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yay şeklinde üst dudak çizgisi var.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona bir kalp şeklinde kırmızı bir pasta pişirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden gezegenler yuvarlaktır? Neden küp, piramit veya disk şeklinde değildirler?
Translate from Türkisch to Englisch

Hamuru top şeklinde biçimlendir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un karısının ona oy vermediği şeklinde söylentiler var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'ye kalp şeklinde bir balon verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O gelmekten mutluluk duyacağı şeklinde yanıtladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bazı kalp şeklinde kurabiyeler pişirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dünyada sadece kelime şeklinde ifade edilemeyen şeyler vardır.

Her şeyi son dakikaya bırakma şeklinde kötü bir alışkanlığım var.

Bunun iyi bitmeyeceği şeklinde bir hissim var.

Mary kalp şeklinde küpeler takıyordu.

Nauru, Naurucada "Naoero" şeklinde adlandırılıyor.

Bence Tom'un onu yapmayacağı şeklinde bir ihtimal var.

Öğretmen öğrencilerin sandalyelerini yarım daire şeklinde yerleştirmelerini istedi.

Öğretmen öğrencilerin hep birlikte masalarını yarım daire şeklinde düzenlemelerini istedi.

Mary sandalyeleri yarım daire şeklinde yerleştirdi.

O, Telefon dinlemesinin üstlerinin emirleri ile yürütüldüğü şeklinde ifade verdi.

Her zaman Tom ve Mary'nin bir şeyler sakladıkları şeklinde bir hissim vardı.

Tom'un orada olabileceği şeklinde bir hissim var.

Tom'dan hoşlandığım şeklinde bir numara bile yapamam.

Hayvanların bir dini olsaydı şeytanı insan şeklinde tasvir ederdi.

Çocuklar daire şeklinde oturdular.

Amcam bana hikayeyi fıkra şeklinde anlattı.

Minör gamların hep hüzünlü tınladığı şeklinde bir gerçeklik olmadığı gibi, majör gamlar da her daim neşeli hissettirmeyebilir.

Bu dilde, fonem olan /b/ bir kelimenin sonunda geçtiğinde [p] şeklinde telaffuz edilir.

Lavabonun tıpasını çekince su girdap şeklinde hızla boşaldı.

Karnındaki ağrı künt bir ağrı mı, bıçak saplanır gibi mi, yoksa kramp şeklinde ya da başka türlü bir ağrı mı?

Ağrı sabit mi yoksa zonklama şeklinde mi?

Sandalyenin arkası L şeklinde bir metal takviyeye sahiptir.

Umarım kimse hemen az önce ağzımdan bir fısıltı şeklinde kaçan küfrü duymamıştır.

Kesme taştan yapılan çeşmenin lahana şeklinde olan baş kısmı kurşun ile kaplıdır.

Umut'un tüy şeklinde bir küpesi var.

Mars'ın yumurta şeklinde bir yörüngesi vardır.

Mars yumurta şeklinde bir yörüngeye sahiptir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch