Lernen Sie, wie man şeref in einem Türkisch Satz verwendet. Über 15 handverlesene Beispiele.
Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şeref ve ölüm arasında seçim yapmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada olmaktan şeref duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana yüce şeref sözümü veriyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana şeref sözü vermelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şeref kime ait olacak?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir şeref madalyası.
Translate from Türkisch to Englisch
Şan ve şeref hayattan daha fazla sürer.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne şeref!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şeref konuğuydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor'un şeref golünü Ali attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali maçı şeref tribününden izliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Fakirhanemize şeref verdiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Nefis ve şeytanlara karşı mücâhede ile, yıldızlar gibi nev‘-i insanı şereflendiren ve tenvîr eden on insan-ı kâmil yüzünden o nev‘e gelen menfaat ve şeref ve kıymet, elbette haşerât nev‘inden sayılacak derecede süflî ehl-i dalâletin küfre girmesiyle insan nev‘ine vereceği zararı hiçe indirip göze göstermediği için, rahmet ve hikmet ve adâlet-i İlâhiye, şeytanın vücûduna müsâade edip tasallutlarına meydan vermiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Şeref/Onur sözü!
Translate from Türkisch to Englisch